Çevre

ABD Enerji Bakanlığı Yeni Nesil Nükleer Reaktörlerin Yapımı İçin Acele Ediyor

Çeviren: İbrahim Öksüz                 Düzenleyen: Betül Şevval Yazıcı

Özet: Amerikan Birleşik Devletleri nükleer enerji endüstrisini yeniden canlandırmak istiyor. Enerji Bakanlığından milyarlarca dolar maddi destek alacak olan bu projenin önümüzdeki 7 sene içerisindeki planlamaları yapıldı.

ABD Enerji Bakanlığı Terrestrial Energy tarafından tasarımı yapılan ergimiş tuz soğutuculu reaktör gibi iki ileri nesil reaktör yapımı için iş ortakları seçecek. (Kaynak: Terrestrial Energy USA)

Amerika Birleşik Devletleri’nin zayıflayan nükleer endüstrisini yeniden canlandırmanın son teşebbüsüne göre, Enerji Bakanlığı yedi yıl içerisinde iki yeni prototip nükleer reaktör seçmeyi ve yapımlarına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu reaktörler bu yılki bütçeden 230 milyon dolar alacak olan Enerji Bakanlığının Gelişmiş Reaktör Tanıtımları Programının en önemli öğesi olacaktır.  Her biri bir endüstriyel iş ortağı ile yarı yarıya iş birliğiyle yapılacak ve nihayetinde Enerji Bakanlığından 4 milyar dolara kadar maddi deste kalabilecektir.   

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) nükleer mühendis olan Jacopo Buongiorno, “Bu çığır açıcı olabilir.” diyor ve ekliyor ‘’Topluluk için kâğıt üzerinde reaktör tasarımından gerçek reaktörler inşa etme zamanı gelmiştir.”

Fakat bazı nükleer enerji destekçileri bile doğal gaz ve yenilenebilir enerji göreli olarak ucuz kaldığı sürece programın yeni ticari reaktörlerin inşasını teşvik edeceğinden şüpheliler. Chicago Üniversitesinde bir fizikçi olan Robert Rosner şöyle diyor: ‘’Yeni inşa edilmiş nükleer reaktörler şu an için kesinlikle yenilenebilir enerji kaynakları ile rekabet edemez.”

Ticari nükleer reaktörler Birleşik Devletlerin elektrik gücünün %20’sini ve karbon içermeyen enerjisinin %50’sini karşılıyor. Bununla birlikte Birleşik Devletler nükleer endüstrisi onlarca yıldır mücadele veriyor. 1990’lı yılların başlarında filosundaki reaktör sayısı 113 iken bugün bu rakam 96’ya düşmüştür. Daha fazla reaktörün kapatılması halihazırda planlanmış ve nükleer endüstrisinin elektrik arzındaki payının düşmeye başlaması beklenmektedir. Bu sıkıntılı görünüme rağmen mühendisler gelişmiş reaktörler için daha güvenli ve verimli olduğunu söyledikleri tasarımlar geliştirmeye devam etmektedirler.

Trump yönetimi nükleer endüstriye yeni bir soluk getirmek istiyor. Nisan ayında, Enerji Bakanlığı yurt içi uranyum madenciliğini arttıracak ve ulusal bir uranyum rezervini kuracak planları duyurdu. Ayrıca Bakanlık, kongrenin hızlıca ve büyük ihtimalle Enerji Bakanlığının Idaho Ulusal Laboratuvarında (INL) kurulacak olan iki reaktör tasarımını seçmeye yönelik reaktör tanıtım programına sağladığı 230 milyon doların 160 milyonunu bu iş için ayıracak.

“Program halihazırda gelişmişlik açısından olgunlaşmamış fikirleri geliştirmeyi amaçlamaktadır.” diyor nükleer mühendis ve INL’de Ulusal Reaktör Yenilik Merkezinin yöneticisi olan Ashley Finan. Örneğin, Enerji Bakanlığı halihazırda NuScale Powerın fabrika yapımı küçük modüler reaktörlerini geliştirmesi için şirketle birlikte çalışıyor. Bu, NuScale Powerın yeni program için uygun olmadığı anlamına geliyor. Para, aynı zamanda Enerji Bakanlığının halihazırda INL’de ya da Tennessee’deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarında inşa hazırlığına başladığı ve malzeme bilimi araştırmaları için bir tesis olarak hizmet verecek olan Versatile Fast Neutron Source (Çok Amaçlı Hızlı Nötron Kaynağı) olarak adlandırılan reaktörün geliştirilmesine de aktarılmayacak.

Bunun dışında, Finan sözlerine şöyle devam ediyor, “Bu bir açık çağrı. Sanırım farklı reaktör tipleri için oldukça büyük bir ilgi ve birçok harika başvuru göreceğiz.” Buongiorno, “Son zamanlardaki tasarımlar standart gigawatt güç reaktörlerinden daha küçük olan reaktörlere odaklanmaya eğilimli.” diyor. Standart ticari bir nükleer reaktör, suyu ısıtmak ve türbinleri döndürmek için %3 ile %5 arasında bölünebilir Uranyum-235 içeren yakıtı yakar. Yeni tasarımlar onları daha verimli hale getirebilecek ergimiş tuz gibi soğutucuları dolaşıma sokabilir ve yakıt olarak %20’ye kadar Uranyum-235 içeren yakıtları yakabilir.

Bazı gözlemciler girişimin gerçek dışı olduğunu söylüyor. Vancouver’daki British Columbia Üniversitesinden fizikçi M. V. Ramana Enerji Bakanlığı yetkililerinin tamamen farklı birçok tasarımdan en çok umut vadedeni belirleme konusunda sıkıntı yaşayabileceklerini öngörüyor. Ramana, “Elmaları, portakalları, üzümleri, erikleri, her şeyi karşılaştırıyor olacaksınız.” diyor. “Özellikle enerji departmanının reaktörlerin genellikle birkaç yıl alan lisanslama faaliyetlerinin Nükleer Düzenleme Komisyonunda yapılmasını istemesi göz önünde bulundurulduğunda yedi yıllık zaman dilimi de inanılması güç bir süre” diye aktarıyor Ramana. Ayrıca ekliyor, “Bunu yapabileceklerini düşünmek gülünç.”

Ayrıca, Buongiorno, kurulum alanı olarak 1949’da ulusal reaktör test istasyonu olarak kurulan ve o günden bu yana 52 farklı deneysel reaktör inşa eden Idaho Ulusal Laboratuvarı (INL) gibi Enerji Bakanlığının bir tesisi seçilirse ön örneklerin aynı anda ticari kullanım için lisanslanabileceğine ve kurulabileceğine işaret ediyor. Finan, zaman diliminin sınırlı olduğunu fakat bunun tasarım geliştiricileri için teşvik edici olduğunu söylüyor. Finan, “Sınırlı bir zaman diliminde bu projenin tamamlanması zor fakat ulaşılabilir bir hedef ve doğru yer Idaho Ulusal Laboratuvarı.” diye ekliyor.

Ramana, ABD nükleer endüstrisinin kurtarılıp kurtarılamayacağını sorguluyor. Her ne kadar nükleer atık sorunu ve radyoaktivite ile ilgili toplumun kaygısı varlığını korusa da nükleer endüstrinin karşısına çıkan en büyük sorun 7 milyar dolar veya daha fazla olabilen yeni reaktörlerin yüksek kurulum maliyeti. Kısıtlamaların olmadığı enerji piyasalarında, kamu hizmet kuruluşları bu denli yüksek kurulum maliyetlerini karşılayamazlar. Bu nedenle daha ucuz yenilenebilir enerji kaynakları en nihayetinde nükleer enerjinin yerini alabilir. Ramana “Bu zayıflayan bir ekonomi ve ne kadar erken fark ederseniz o kadar iyi olur.” diyor.

Fakat Rosner, rüzgâr ve güneş enerjisi maliyetinin tırmanacağını ileri sürüyor. Rosner, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik kontrolsüz olarak artıp azaldığını ve bunların enerji pazarındaki payları %20 ya da %30’a ulaştığında bu kontrolsüz artıp azalmanın onları çok daha pahalı hale getireceğini söylüyor. Rosner, nükleer enerjinin o zaman ekonomik olarak rekabetçi ve kararlı bir karbon salmayan enerji kaynağı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına tamamlayıcı olacağını öngörüyor. “Eğer ABD 2030’a kadar oldukça gelişmiş bir dizi tasarıma sahip olursa, bu iyi bir yatırım olur çünkü en nihayetinde bu santrallere ihtiyacımız olacak.” diye belirtiyor Rosner.

“Fakat gelecekte reaktörler inşa etmek için, ABD’nin bugün bu kabiliyetini korumaya ihtiyacı var.” diyor Buongiorno ve ekliyor “Eğer tüm filonun çökmesine izin verirsek ve bundan 20 yıl sonra bir anahtarı çevirir gibi nükleerdeki uzmanlığımıza geri dönebileceğimizi umarsak bu hayal görmek olur. Kabiliyetinizi korumak zorundasınız.”

Haber Metni
https://www.sciencemag.org/news/2020/05/us-department-energy-rushes-build-advanced-new-nuclear-reactors

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu