AntropolojiBiyolojiÇevre

Balıklar Karaya Nasıl Çıktı ve Orada Kaldı

Çeviren: Ümit Sözbilir                    Düzenleyen: Nergiz Kaşka

Özet: Karadan deniz için defalarca ayrılan bir balık ailesi olan horozbinalar üzerinde yapılan araştırmalar, uyum sağlama konusunda usta olan türlerin, karaya etkileyici bir geçiş yapmasına izin verdiğini ancak “uzman olan türün liderine” uyum sağladıklarını gösteriyor.

New South Wales Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesinden araştırmacılar, bazılarının suda diğerlerinin suyu tamamen terk ettiği çeşitli bir balık ailesi olan yüzlerce çeşit horozbina hakkında veri topladılar.Esnek bir diyetin ve davranışın karaya geçişte etkili olabileceğini buldular.

Bununla birlikte sudan çıktıktan sonra karada yaşayıp kayalardan algleri ve parçalanmış organik maddeleri kazıma konusunda uzman haline gelmiş bir horozbinanın mevcut besin türündeki kısıtlamalar özellikle dişlerinde büyük evrimsel değişiklikleri tetikledi.

Araştırmanın baş yazarı Dr. Terry Ord şunları söyledi: “Bulgularımızın sonuçları, geniş bir diyete sahip olmanın veya davranışsal olarak esnek olmanın yeni bir yaşam alanına taşınmanıza yardımcı olabileceğidir. Ancak bu esneklik bir kez orada doğal seçilimle kazanılır.”

“Bu muhtemelen yüksek derecede özelleşmiş türlerin daha fazla geçiş yapabilme veya mevcut ortamlarında ani ortam değişiklikleriyle başa çıkma olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor.”

Karayı kolonileştiren balık senaryosu, tüm kara omurgalılarının kökeniyle bariz paralelliklere sahiptir. “Taşıllar, bize bu geçişin nasıl ortaya çıkmış olabileceği ve ihtiyaç duyduğu veya ürettiği evrimsel uyum (adaptasyon) türleri hakkında önemli bilgiler verebilir. Ancak benzer ekolojik geçişler yapan günümüzdeki gibi bir balık örneğine sahip olmak, balıkların sudan karaya çıkarken karşı karşıya kaldığı genel zorlukları anlamamıza da yardımcı olabilir.” dedi Dr. Ord.

Kırmızı noktalı bir horozbina (Kaynak: zsispeo)

Horozbinalar, farklı türlerin çarpıcı bir şekilde farklı ortamlar işgal ettiği dikkate değer bir balık ailesidir. Bazıları suculdur. Bunların bir kısmı, gelgitin yaşandığı bölgelerde su içinde ve dışında zaman geçirir. Bu bölgeler dalgalanan su seviyelerine sahip ve sıcaklık ile oksijen seviyelerinde hızla değişimin yaşandığı havuzlardır.

Bazı horozbina türleri karasaldır ve neredeyse tüm yaşamlarını sıçrama bölgesindeki suda geçirir. Derileri ve solungaçlarından nefes alabilmek için nemli kalmaları gerekir. Bu zorluklara rağmen horozbinalar, bu zorlu geçişleri defalarca yapmakta inanılmaz derece başarılı oldu.

Bu çeşitlilik nedeniyle farklı horozbina balık türleri tamamen farklı iki ortam arasındaki istila sürecinin açıkça tanımlanmış aşamalarını temsil eder.Bu onları çalışmak için eşsiz bir hayvan grubu yapar.

Dr. Ord, çalışmanın ortak yazarı Dr. Peter Hundt ile birlikte açıkladı: “Her ikimiz de dünyanın dört bir yanından birçok farklı horozbina türü hakkında kapsamlı veriler topladık. Peter diyet ve diş morfolojisi hakkında detaylı bilgiye sahipken karada kısa veya uzun süreler boyunca sudan çıkan farklı türlerin davranışları ve davranış sıklığı hakkında çok fazla veri vardı. Bu birleşik verilere bir dizi karmaşık evrimsel istatistiksel model uyguladık. Sudaki deniz balıklarının nihayetinde suyu bırakıp daha sonra karayı kolonize edebilecek balıklara dönüşmesine izin veren olayların sırasını ortaya koyabildik. Çalışmamız ayrıca karadaki türlerin karada hayatta kalabilmek için gereken özel diyete daha iyi uyacak şekilde nasıl değiştiğini gösterdi.”

Yazarlar, gözlemsel verilerin esnek bir diyet ve davranışı önermekle birlikte yeni ortamlara geçiş yapılmasına izin vermesine rağmen nedenselliği doğrulayamayacağı konusunda uyarmaktadır.“İdeal olarak, nedensellik kurmaya çalışmak için bir çeşit deneysel araştırma yapardık.Bu deneysel çalışmanın ne olabileceğini bu aşamada hayal etmek zor ama biz bunun üzerinde çalışıyoruz.” dedi Dr. Ord. Yazarlar ayrıca, toprak istilasının horozbina balık davranışı, ekolojisi ve bedenlerinin diğer yönlerini nasıl etkilediğini araştırmak istiyorlar. “Karasal horozbinalar suda gerçekten çevik ve sanırım kayaların etrafında bu kadar serbestçe atlamalarına izin vermek için vücut şekillerini uyarladılar. Bu da suya geri dönemeyebileceklerini gösteriyor.” dedi Dr. Ord. “Duyusal sistemlerinin suda nasıl uyum sağlayabileceğini bilmek de heyecan verici olurdu. Görme ve koku gibi sistemler bu ortamlarda muhtemelen oldukça farklı çalışacaktır.”

Yoluyla
https://www.britishecologicalsociety.org/how-fish-got-onto-land-and-stayed-there/
Kaynak
https://www.zmescience.com/science/how-fish-got-on-land-and-stayed-there/

Ümit Sözbilir

Sorgulamayı seven bir doktora adayı, yüksek enerji fizikçisi, astronomi sevdalısı, çevre fizikçisi, kitap kurdu, bilmeden konuşmayan. https://www.cern.ch/usozbili

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu