Astronomi

Surrey Üniversitesi Akademisyenleri Gök Taşlarında Yıldız Tozunun Kökenini Bulmak İçin Yeni Bir Yöntem Geliştirdi

Çeviren: Sena Çalışkan                   Düzenleyen: Ümit Sözbilir

Özet: Bilim insanları önemli kimyasal elementlerin kökenine ışık tutan gök taşlarındaki yıldız tozu sayesinde önemli bir keşif yaptılar.

Gök taşları (meteorlar), güneş sistemimizin başlangıcını ve zaman içinde nasıl geliştiğini anlamak için kritik öneme sahiptir. Gelgelelim bazı gök taşları, güneş sistemimizin oluşumundan önce oluşan ve evrendeki elementlerin nasıl meydana geldiği hakkında önemli bilgiler sağlayan yıldız tozu tanelerini içerir.

Physical Review Letters tarafından yayımlanan bir çalışmada, Surrey Üniversitesinden yapılan araştırmalar, ilkel gök taşlarında bulunan “Güneş öncesi tanecikler”[1] ile bağlantılı çok önemli bir keşfi nasıl yaptıklarını detaylandırıyor. Bu keşif, yıldız patlamalarının doğası ve kimyasal elementlerin kökeni hakkında yeni bilgiler sağladı. Ayrıca astronomik araştırmalar için de yeni bir yöntem sağlanmış oldu.

Nükleer Astrofizikiçi ve Surrey Üniversitesi Öğrenme ve Öğretme Yöneticisi Dr. Gavin Lotay:

“Yaklaşık bir mikron boyutundaki küçük güneş öncesi tanecikler, güneş sistemimiz var olmadan çok önce, uzak geçmişte meydana gelen yıldız patlamalarının kalıntılarıdır. Yıldız kalıntıları sonunda gök taşlarınının içine sıkışarak Dünya’ya çarptı.” diyor.

Nova olarak adlandırılan, gök adamızda meydana gelen en sık rastlanan yıldız patlamalarından biri, beyaz cüce bir yıldızın (Dünya boyutunda olabilen fakat Güneş kütlesine sahip olan, oldukça yoğun bir yıldızın) yörüngesinde dönen anakol yıldızından oluşan ikili yıldız sistemini içeren patlamadır. Anakol yıldızından gelen madde, yoğun çekim alanı nedeniyle sürekli olarak beyaz cüce tarafından çekilir. Bu biriken madde, her 1.000 ila 100.000 yılda bir termonükleer bir patlama başlatır ve beyaz cüce, otuzdan fazla Dünya’nın kütlesinin eşdeğerini, yıldızlararası uzaya fırlatır. Buna karşılık, bir süpernova çökmekte olan tek bir yıldız içerir ve patladığında neredeyse tüm kütlesini uzaya dağıtır.

Novalar, gök adamızı kimyasal elementlerle sürekli olarak zenginleştirirken, onlarca yıldır yoğun astronomik araştırmalara konu oldular. Örneğin, ağır elementlerin kökeni hakkında onlardan çok şey öğrenildi. Bununla birlikte, bazı şeyler eksik kaldı.

Dr. Lotay şöyle devam ediyor: “Bu olağanüstü şeyi incelemenin yeni bir yolu, gök taşlarındaki Güneş öncesi taneciklerin kimyasal ve izotopik bileşimini analiz etmektir. Araştırmamız için özellikle önemli olan, nova ve süpernovada meydana gelen spesifik bir nükleer reaksiyondur -bir klor izotopunda proton yakalama- dolaylı olarak sadece laboratuvarda çalışabiliriz. “

Dr. Lotay ve Surrey doktora öğrencisi Adam Kennington (aynı zamanda eski bir Surrey lisans öğrencisi) liderliğindeki ekip deneylerini yürütürken yeni bir araştırma yaklaşımına öncülük etti. ABD, Argonne Tandem Linac Hızlandırıcı Sistemi’nde (ATLAS) Parça Kütle Analizörüne bağlanmış Gama Işını Enerji İzleme Işın İçi Dizisi’nin (GRETINA) kullanımını içerir. GRETINA, nükleer tepkimelerden yayılan gama ışınlarının (g-ışını) yolunu izleyebilen son teknoloji ürünü bir algılama sistemidir. Bu sistem, yeni teknolojiyi kullanan dünyadaki iki sistemden biridir.

Ekip GRETINA’yı kullanarak astronomik açıdan önemli bir çekirdek olan Argon-34’ün ilk ayrıntılı gama ışını spektroskopi çalışmasını tamamladı ve nova patlamalarında üretilen kükürt izotoplarının beklenen bolluğunu hesaplamayı başardı.

Adam Kennington şunları söylüyor: “Argon-34’ün mikroskobik nükleer özelliklerini inceleyerek, belirli bir yıldız tozu tanesinin bir novadan mı yoksa bir süpernovadan mı geldiğini belirlemenin artık mümkün olabileceğini düşünmek, son derece heyecan verici.” Araştırma İngiltere Bilim ve Teknoloji Tesisleri Konseyi ve ABD Enerji Bakanlığı tarafından desteklendi.


[1]Presolar tanecikler:Bir yıldız oluşmadan önce oluşan katı maddenin üzerinde bulunan parçacıklardır (Güneş öncesi tanecikler de denilebilir.)
Kaynak:https://en.wikipedia.org/wiki/Presolar_grains

Haber Metni
https://www.surrey.ac.uk/news/surrey-academics-develop-new-method-determine-origin-stardust-meteorites

Sena Caliskan

Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri lisans öğrencisi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu