Bilim Tarihi

Uzay İstasyonunda 328 Günü Tamamlayan Christina Koch, En Unutulmaz Anları Paylaşıyor

Çeviren: Özge Oğuz Düzenleyen: Umay Rana Usta / Ümit Sözbilir

Makalenin Özeti: Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki günlerini tamamlayan NASA Astronotu Christina Koch, uzaydaki 328 aralıksız günün ardından 6 Şubat’ta evine döndü. Bir kadın astronot tarafından en uzun tek uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Amerikan astronotları için, sadece eski astronot Scott Kelly 340 günlük daha uzun bir uzay uçuşunu tamamladı.

Christine Koch Soyuz MS-12 uzay aracında fırlatılış öncesi eğitim görürken.
Kaynak :NASA/Victor Zelentsov

Uzayda geçirdiği süre boyunca Koch, üç keşif gerçekleştirdi ve ilk kez tamamı kadınlardan oluşan uzay yürüyüşünü (ve ikincisi ve üçüncüsü) yapıp ilklere imza atmasının yanı sıra sayısız araştırma da yaptı. Yaşadığı bunca şeye rağmen aralarında sadece özel olan anları hatırlıyor. Bunları hatırlamasının nedeni de hem onları mümkün kılan insanlar hem de kendi gezegeninin 250 mil yukarısındaki yörüngede “yüzen” eşsiz bakış açısı. Dünya’ya dönmeden önce Koch, istasyondaki yaşam ve çalışma anılarından en unutulmaz olanlarını paylaştı.

Yeni Sefer-59 Uçuş Mühendisi Christina Koch, Soyuz MS-12 uzay aracının kapağını açtıktan sonra Uluslararası Uzay İstasyonuna bakıyor. Kaynak: NASA

1.Gün – Uzay İstasyonuna Varış

14 Mart 2019’da Koch, NASA Astronotu Nick Hague ve Roscosmos kozmonot Aleksey Ovchinin’in yanı sıra, Soyuz uzay aracında altı saatlik bir yolculuktan sonra Sefer-59’u başlatması için uzay istasyonuna ulaştı. Varışta kapaktan geçen ilk kişi olarak, hem meslektaşlarını hem de arkadaşlarını görmeyi ve uzay istasyonunun “gerçek” iç mekanını ilk kez deneyimlediğini hatırlıyor. “O gün benim hafızama kazınmış olan gündü.” diyor. “Buraya ilk geldiğim zamanki anlar… Buna en sevdiğim anılarımdan biri olarak sahip olmak oldukça ayrıcalıklı.”

ESA (Avrupa Uzay Ajansı) astronotu Luca Parmitano, karaoke sırasında mürettebat üyelerine hem kazoo hem de gitar becerilerini sergiliyor. Kaynak: NASA

Karaoke Sırasında Ritmi Kaçırmamak

Uzay İstasyonu’nda onu en çok güldüren şey sorulduğunda Koch, mürettebatın en sevdiği “Wind of Change” şarkısını karaoke sırasında söylediği anlar olduğunu açıkladı. Şarkı sırasında, internet bağlantısı kesildi (normal bir anten ayarı sırasında), müzik videosu yaklaşık 10 dakika süreyle sona erdirildi. Mürettebat beklerken sıradan bir sohbete devam etti, ancak internet yeniden bağlandığında ve müzik devam ettiğinde, sanki kesintiye uğramamış gibi kaldıkları yerden şarkı söylemeye devam ettiler. “Bu gerçekten, gerçekten harika bir andı.”

NASA Astronotları Anne McClain (solda) ve Christina Koch, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda atıştırmalıklar yapıyor. Kaynak: NASA

Pizza Geceleri

Her ne kadar Koch mürettebatın birlikte paylaşabildiği yemekleri sevse de, özellikle pizza gecelerini sevdiğini söylüyor-yeryüzündekilerin gönderdikleri, içinde bozulmaz pizza kitleri bulunan erzakların faydaları. “Alüminyum folyo ve biraz yaratıcılığımızı kullanarak derme çatma uzay fırınımızda pizza yapabiliyoruz” diyor, bunun normal akşam yemeği rutini için hoş bir değişiklik olduğunu itiraf ediyor.

Jacksonville, Kuzey Carolina’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan bir görünümü. Christina Koch’un büyüdüğü Atlantik Okyanusu kıyısına yakın bir kasaba. Kaynak: NASA

Yukarıdan Eve İlk Bakış

Jacksonville, Kuzey Carolina’da büyüyen Koch, devlet yetkililerinin kendi evini telefonla aradığını ve görüşlerini aldığını hatırlıyor. “Gerçekten çarpıcı bir an, büyüdüğüm memleketi bölgede ilk gördüğümde, Kuzey Carolina kıyılarındaydı.” İstasyondan seyredilebilen, Dünya’ya ait başka gözde görüntüler de hem Antartika’da hem de Arktika’da birçok yıl boyunca çalışırken kutup ışıklarını izlediği için kutup ışıklarını, kuzey ve güney ışıkları içeriyor.

Christina Koch’un, NASA Astronotu Nick Hague ile birlikte Uzay İstasyonu’nun güç depolama kapasitesini yükselttikleri Sefer-59 sırasında ilk uzay yürüyüşünde portre görünümü. Kaynak: NASA

Uzay Yürüyüşü

İlk uzay yürüyüşünü 29 Mart 2019’da Sefer-59 sırasında yeniden anlatan Koch, uzay yürüyüşü ortağı Nick Hague’nin arkasından Dünya’nın kaydığını ve gezegenimizin uzay istasyonundaki herhangi bir pencerede gördüğünden daha net olduğunu fark ettiğini anlatıyor. “O anda, şimdiye kadar çalıştığım her şey, sevdiğim her şey, tüm hayatım boyunca katkıda bulunmak istediğim her şeyin o anda doruk noktasına gelmiş gibi hissettim.” Koch ayrıca, NASA Astronotu Drew Morgan ile uzay yürüyüşleri serisinin ne kadar benzersiz olduğunu, ve 18 Ekim 2019 tarihinde “sadece kadınlardan oluşan ilk uzay yürüyüşünün bir parçası olarak” NASA Astronotu Jessica Meir ile uzaya çıkmaktan ne kadar onur duyduğunu paylaşıyor. “Birbirimize göz attık ve bu fırsattan fazlasıyla ilham vereceğimiz için gerçekten onur duyduğumuzu biliyorduk ve konuştuklarımızı sadece Görev Kontrolü sesiyle duymak, iki kadın sesinin asla döngülerde olmadığını bilmek, bu sorunları dışarıda çözmek – gerçekten özel bir duyguydu. ”

NASA Astronotu Christina Koch, sıvıların Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki ağırlıksız mikro yerçekimi ortamında nasıl davrandığını şakacı bir şekilde gösteriyor. Kaynak: NASA

İnsan Vücudunun ve Zihninin Her Duruma Uyum Sağlama Yeteneği

Koch, uzay istasyonunda biraz zaman geçirdikten sonra “yüzdüğünü unutmuş olabileceğini” söyledi. İnsan zihninin yüzerlik hareketini normalleştirme kapasitesini fark etmenin ne kadar şaşırtıcı olduğunu, ve baş aşağı çalışmanın sağ taraf yukarı çalışmak kadar doğal olduğunu açıklar. “Vücudumuz uyum sağlayabildiği için buradaki yaşamın normalleşebileceğini görmek büyük bir sürpriz oldu.”

Christina Koch, kocasından kargo ikmal görevinde aldığı el yazısı bir kartı okumak için bir dakikasını ayırır. Çoğu zaman kargo ikmal görevleri, uzay istasyonundaki mürettebat için Dünya’dan, ailenizden ve arkadaşlarınızdan gelen özel teslimatları içerir. Kaynak: NASA

Kocasından El Yazısı Mektuplar Alması

Kargo ikmal görevleri genellikle astronotlara özel ikramlar getirir. Koch, aldığı en unutulmaz eşyaları, kocasından el yazısı mektuplarını anlatıyor. Mektubun yazıldığı zaman ile uzay istasyonuna geldiği zaman arasında bir gecikme olsa da, “harfler o anla ilgili olmayabilir, ancak bir şeyleri ifade edebildikleri ve Dünya’da sevdiğiniz birinin ellerinde tuttuğu bir şey olması gerçekten özeldir.”


Kaynak: https://www.nasa.gov/feature/nearing-328-days-aboard-space-station-christina-koch-shares-most-memorable-moments

Özge Oğuz

20 yaşında. Aksaray Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünde, son sınıfta. Bilimsever.

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu