BiyolojiTıp

Biyolojik ve Yapay Sinir Hücreleri Çevrim İçi Bağlanıp İletişim Kurdu

Çeviren: Gülsüm Kozan    Düzenleyen: Ümit Sözbilir

Avrupa ve İngiltere’deki araştırmacılar biyolojik ve yapay sinir hücreleri birbirine bağlamayı başardılar ve onların uzak mesafeden internet yoluyla iletişim kurmalarını sağladılar. Biyolojik sinir hücreleri bir ülkede üretildi, başka bir ülkede bulunan yapay bir kavşakla (sinaps) üçüncü bir ülkedeki elektronik sinir hücrelerine sinyaller gönderildi.

Süper bilgisayarlar ne kadar gelişirse gelişsin yine de insan beynini yenemezler. Beyin, kavşak olarak bilinen küçük boşluklardan geçen elektrik sinyalleri atımlarıyla birbirleriyle iletişim kuran sinir hücrelerinden oluşur. Bu sinir hücreleri, her görev için ayrı bellek türleri gerektiren bilgisayarların aksine bilgileri işleyebilir ve depolayabilir.

Sinir hücrelerinin ve kavşakların yapay sürümlerinin geleneksel bilgisayar yongası tasarımlarından çok daha güçlü olduğu gösterilmiştir ancak hala deney aşamasındadır ve şimdi, bir araştırma ekibi bir sonraki adımı attı: Üç farklı ülke arasındaki yapay ve biyolojik modelleri birbirine bağladı.

Biyolojik sıçan sinir hücreleri İtalya’da Padova Üniversitesinde bir laboratuvarda çoğaltıldı. Bu sırada, İsviçre’de Zürih Üniversitesinde ve ETH Zürihte silikon yongalarda yapay sinir hücreleri yapıldı. Bu iki farklı teknoloji, Birleşik Krallık’taki Southampton Üniversitesinde çalışılan “memristör[1]” olarak bilinen yapay kavşaklarla iletişim kurdu.

Biyolojik ve yapay nöronların birbirleriyle nerede/nasıl bağlandığını ve iletişim kurduğunu gösteren bir diyagram. (Kaynak: Southampton Üniversitesi)

Spiking[2] olayları sıçan sinir hücreleri tarafından üretildi ve internet üzerinden memristörlere gitti. Memristörler sinyalleri elektronik spike’lara çevirdikten sonra Zürih’teki yapay sinir hücrelerine aktardılar.  Sistem, biyolojik ve yapay bileşenlerin her iki yönde hızlı bir şekilde iletişim kurmasına izin vererek diğer taraftan da çalıştı.

Çalışmanın yazarı Themis Prodromakis, “Bu yeni gelişmeden çok heyecan duyuyoruz” diyor. “Bir yandan doğal evrim sırasında hiç karşılaşılmayan, biyolojik ve yapay sinir hücrelerinin birbirine bağlı olduğu ve küresel ağlar arasında iletişim kurduğu yeni bir senaryo için temel oluşturuyor; Nöro-elektroniklerin temelini atmak. Öte yandan, beynin işlevsiz kısımlarını Yapay zekâ yongaları ile değiştirmeye yönelik araştırmalara yol açarak nöroprotez teknolojilerine yeni beklentiler getiriyor.”

Araştırma Scientific Reports dergisinde yayımlandı.

[1] Bilim insanları 2008’den bu yana, hiç açılmayacak ve insan beyni benzeri nöronlara daha çok benzeyen, bilgisayarlara bilgi verebileceği ve mantık işlemleri gerçekleştirebileceği düşünülen memristörlere (bellek dirençleri-memory resistors- için kısaltma) dayalı teknoloji geliştirmek için çalışıyorlar. Memristörlerin beyin benzeri bilgisayarlar yaratma potansiyellerinden daha fazla heyecan verici olduğu düşünülmektedir. Taşınabilir bellekten farklı olarak, hızlıdırlar. Rastgele erişim belleğinden (RAM) farklı olarak, güç kaybettiklerinde durumlarını -sahip oldukları bilgiler ne olursa olsun- hatırlarlar. Ayrıca çalışmak için daha az enerjiye ihtiyaç duyar, nadiren çöker ve radyasyona karşı dayanıklıdırlar. (Kaynak: https://newatlas.com/memristors-three-terminal-brain-like-computing/36925/)

[2] Ani gerilim artışı, dürtü, spayk(tıp)


Kaynak: https://newatlas.com/computers/biological-artificial-neurons-connect-communicate/

Gülsüm Kozan

Hacettepe Üniversitesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü'nü bitirdikten sonra Ege Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoloji Anabilim dalı, Tezli Yüksek Lisans programına başladım. Temel bilimleri okumayı seven, bunların bazı alt dallarına özel ilgi duyan biriyim. Sinir sistemi ve işleyişi ve anomalileri/patolojileri/hastalıkları hakkında bolca okurum. Astronomiye meraklıyım. Beni zorlayan matematik problemlerini severim. Her gün youtube vasıtasıyla ufkumu genişletirim. Bilen insanları dinlemeyi severim. Hayvanseverim. Karamsar biriyim. Resim yapmayı ve yapanı izlemeyi severim. Yürüyüş, bisiklete binme, buz pateni, yoga gibi sporlarla uğraşırım. Yalnızlık tercihimdir. Geleneksel olaylara karşıyım. Yenilikçi ve açık fikirliyim. Çok düşünürüm. Yeni insanları hayatıma kabul etmekte ve sosyal işaretleri anlamakta zorlanırım. Bir günümü hiç konuşmadan (buna ihtiyaç duymadan) geçirebilirim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu