AntropolojiBiyoloji

Dilin Bilişsel Elementleri 40 Milyon Yıldır Mevcut

Yazan: Stuart Watson & Simon Townsend

Çeviri: Sevde Ot

Düzenleyen: Çağla Ayaz

Özet: Sadece insanlara özgü olduğu düşünülen bazı karışık dilsel ifadelerin aslında milyonlarca yıl önce insan dili bile evrimleşmemişken diğer primatlarda da var olduğu düşünülüyor.

İnsanlar karmaşık dil-benzeri yapılardaki kuralları seçebilen tek canlılar değiller.  Zürih Üniversitesinde yapılan bir çalışmanın gösterdiğine göre maymunlar ve büyük insansılar da aynı şeyi yapabiliyor. Zürih Üniversitesi Karşılaştırmalı Dil Bilimi Bölümündeki araştırmacılar, bu yeteneğin antik primat atlarımıza kadar izlenebileceği sonucuna varmak için “yapay dil bilgisine” dayalı bir dizi deney yaptılar.

Şempanzeler, belirli seslerin akustik sinyaller tarafından ayrılsalar bile diğer belli başlı sesler tarafından takip edildiğini öğrendiler. (Kaynak: Istock.com/Juanmonino)

Dil; bilgi, kültür, bakış açısı ve teknoloji gibi olguları paylaşmaya olanak sağladığı için insanlığın mevcut en güçlü araçlarından bir tanesi. Zürih Üniversitesi Karşılaştırmalı Dil Bölümünde doktora sonrası araştırmacı olan Stuart Watson, “İnsan olmanın ne anlama geldiğini anlamak istiyorsak dil evrimiyle ilgili araştırmalar yapmak çok önemlidir.” diyor. Ancak, şimdiye kadar bu benzersiz iletişim sisteminin nasıl ortaya çıktığı hakkında çok az araştırma yapıldı.

Kelimeler Arasındaki Bağlantıyı Tanımlama

Zürih Üniversitesi Karşılaştırmalı Dil Bilimi Bölümünde Profesör Simon Townsend tarafından yönetilen bir grup uluslararası araştırmacı, dilin evrimsel kökenlerine yeni bir ışık tuttu. Çalışmaları, dil işlemi için gereken en önemli bilişsel elementlerden birini inceliyor. Bu element, “bitişik olmayan ama birbirine bağlı” olarak bilinen, bir cümledeki kelimeler arasındaki ilişkiyi, bu kelimeler cümlenin diğer unsurları tarafından ayrılmış olsalar bile anlayabilme kabiliyetidir. Örneğin, “Kediyi ısıran köpek kaçtı.” cümlesinde iki ifade arasında başka birçok kelime olsa da kaçanın kedi değil köpek olduğunu biliyoruz. Maymunlar, insansılar ve insanlar arasında yapılan bir karşılaştırma, bitişik olmayan ama birbirine bağlı olan cümleler gibi ifadeleri tanımlayabilme yeteneğinin 40 milyon yıl öncesine kadar giden uzun süre önce gelişmiş olabileceğini gösterdi.

Deneyler; Zürih Üniversitesinde Brezilya’ya özgü yaygın ipek maymunu, Texas Üniversitesinde şempanzeler ve Osnabrück Üniversitesinde insanlar ile yapıldı. (Kaynak: Teksas, Bastrop’daki Ulusal Şempanze Bakım Merkezi)

Kelimeler Yerine Akustik İşaretler

Araştırmacılar deneylerinde yeni bir yaklaşım kullandılar. Dizelerin kelimelerden ziyade farklı seslerin birleşimiyle oluşturulduğu yapay bir dil bilgisi icat ettiler. Bu icat aynı iletişim sistemini paylaşmasalar bile üç farklı primat türünün bitişik olmayan ama birbirine bağlı olan cümlelerdeki işleme yeteneğini karşılaştırma fırsatı sundu. Deneyler; Zürih Üniversitesinde Brezilya’ya özgü yaygın ipek maymunu, Texas Üniversitesinde şempanzeler ve Osnabrück Üniversitesinde insanlar ile yapıldı.

Teksas Üniversitesindeki şempanzeler. (Kaynak: Teksas, Bastrop’daki Ulusal Şempanze Bakım Merkezi)

Belirgin Bakışların Arkasındaki Hatalar

İlk olarak araştırmacılar test deneklerine birkaç uygulama dönemi içinde yapay dil bilgisini anlamayı öğrettiler. Denekler; belirli seslerin, bazen başka akustik işaretler tarafından ayrılmış olsalar bile (Örnek: A ve B bazen X tarafından ayrılıyor), her zaman diğer özel sesler tarafından takip edildiğini öğrendiler (Örnek: A sesi her zaman B sesinden sonra geliyor). Bu insan dilinde bir kalıbı taklit ediyor. Sözgelimi; cümle içinde bir ismin (örneğin “köpek”), cümlenin diğer ögelerine (örneğin “kediyi ısıran”) bakmaksızın, bir fiil (örneğin “kaçmak”) tarafından takip edilmesini bekleriz.

Bunu takip eden güncel deneylerde araştırmacılar, önceki öğrenilen kuralları ihlal eden ses birleşimlerini deneyleri dinlettiler. Bu durumlarda yaygın ipek maymunları ve şempanzeler gözlenebilir bir davranış değişimiyle karşılık verdiler. Ses yayan hoparlörlere yaklaşık iki kat daha uzun süre baktılar. Araştırmacılar için bu, hayvanlar arasında “dil bilgisi hatasının” fark edilmesinin neden olduğu bir şaşkınlık ifadesiydi. İnsan test denekleri ise doğrudan ses dizelerinin doğru veya yanlış olduğuna inanıp inanmadıkları soruldu.

Teksas Üniversitesinin etrafındaki şempanzeler. (Kaynak: Teksas, Bastrop’daki Ulusal Şempanze Bakım Merkezi)

Dilin Ortak Kökeni

Simon Townsend “Sonuçlar; bu üç türün de, bitişik olmayan ama birbirine bağlı cümleleri işlemede ortak bir yeteneği paylaştığını gösterdi.  Bu yüzden muhtemelen bu yetenek tüm primatlar arasında yaygın.” diyor ve şöyle ekliyor “Çalışma; dilin bu en önemli elementinin, bu türlerle en son ortak atalarımızda da zaten var olduğunu öne sürüyor.” İpek maymunları yaklaşık 40 milyon yıl önce insanlığın atalarından ayrıldığı için bu önemli bilişsel beceri böylece insan dili evrimleşmeden milyonlarca yıl önce gelişmiş oluyor.

Via
https://www.media.uzh.ch/en/Press-Releases/2020/language-evolution.html

Sevde Ot

Hacettepe Üniversitesi Fransız dili ve Edebiyatı öğrencisi. Dil öğrenmeye duyuduğum ilgi ve sevgiyi Bilim ve Sanat için besliyorum. Gelecek bilimde sitesinde de Bilim ile birlikte daha iç içe olmak için varım.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button