Tıp

Uzmanlar Oxford/AstraZeneca COVID-19 Aşısının Kan Pıhtısına Neden Olmadığını Söylüyor

Yazar: Erin I. Garcia de Jesus

Çeviren: Ayça Demirkol

Düzenleyen: Esranur Maral

Özet: Oxford/AstraZeneca aşısı olan 17 milyon kişi içinde bildirilen 470 kan pıhtılaşma olgusu endişeye yol açtı. Sağlık yetkilileri kan pıhtılaşması raporlarına göre yürüttükleri araştırmanın sonucuna dayanarak aşının olumlu etkilerinin risklerinden daha fazla olduğunu bildirdi.

Avrupa İlaç Ajansı (EMA) 18 Mart’ta, AstraZeneca aşısı ile aşılanan kişileri inceleyip oluşturduğu rapora dayanarak AstraZeneca’nın COVID-19 aşısının artmış kan pıhtısıyla ilişkili olmadığını açıkladı.

EMA’nın yönetici müdürü Emer Cooke 18 Mart’ta bir basın toplantısında “Bu aşı, vatandaşları COVID-19’a karşı koruyacak güvenli ve etkili bir seçenek.” dedi.

11 Mart’tan itibaren çoğu Avrupa’da olmak üzere birçok ülke kan pıhtılarıyla ilişkili olabileceği endişesiyle Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca tarafından geliştirilen COVID-19 aşısının  kullanımını askıya almaya başladı. Avrupa Birliğinde ve İngiltere’de 17 milyondan fazla kişi AstraZeneca aşısı ile aşılandıktan sonraki günlerde ortalama 470 kan pıhtılaşması olgusu bildirildi. EMA’nın Farmakovijilans[1] Risk Değerlendirme Kurulu Başkanı Sabine Straus, bir basın toplantısında bu oranın insanların günlük hayatta kan pıhtısı geliştirmesi riskinden daha az olduğunu söyledi.

Buna karşın Straus, birkaç nadir olgu ile ilgili belirsizliklerin hâlâ devam ettiğini belirtti. Aşıyı olan 18 kişinin beyninde kanı boşaltan kanallarda (sinüs) kan pıhtısı gelişti. Beyin ile ilişkili toplardamarlarda ve kanı toplayan kanallarda pıhtı tıkacı gelişimi[2] olarak bilinen bu durumun ölümcül olması olayın ciddiyetini artırıyor. Aşıyı olan başka 7 kişide ise vücutta kan pıhtılarının gelişebileceği ve küçük damarları tıkayabileceği “yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC)” adı verilen bir durum gerçekleşti. Kan pıhtısı geliştiren 25 kişiden 9’u öldü ancak Straus’un dediğine göre bu olguların aşı ile ilişkili olup olmadığı sonucuna varmak için yeterli kanıt yok.

Oxford/AstraZeneca aşısının uygulanmaya devam edip etmeyeceği kan pıhtısı raporlarına bağlı. Bir güvenlik kurulu ile Avrupa İlaç Ajansı genel olarak kan pıhtılaşması riskinde artış olmadığını tespit etmiş olsa da yetkililer hâlâ bazı nadir olguları gözlemliyor. (Kaynak: Gustavo Valiente/SOPA IMAGES/SIPA USA VIA AP)

EMA bir basın açıklamasında küresel salgından önceki verilere istinaden 16 Mart itibarıyla aşılanan 50 yaşın altındaki kişilerde, aşıyı olduktan sonraki iki hafta içinde 1’den az DIC olgusu ile kanı toplayan kanallarda pıhtı tıkacı gelişimi olgusunun ortalama 1,35 şeklinde beklenebileceğini söyledi. Buna karşın 16 Mart itibarıyla EMA, DIC gelişen 5 olguyu incelerken aşının uygulandığı ülkelerdeki yetkililer ise 12 kanı toplayan kanallarda pıhtı tıkacı gelişimi olgusu bildirdi.

Johns Hopkins Tıp Fakültesinde Kan Pıhtısı Uzmanı ve Travma Cerrahı olan Elliott Haut, mevcut raporlara rağmen “Risk almaya değer olduğunu düşünüyorum.” diyor. “Amerika Birleşik Devletlerinde yarım milyon kişi COVID-19 nedeniyle öldü, bu hastalığa yakalanmak istemezsiniz.” şeklinde ekliyor.

EMA kurulu, mevcut olgulara ek olarak gelişebilecek herhangi bir DIC ya da beyin kanallarında pıhtı oluşma olgularını gözlemlemeye devam edecek. Ajans ayrıca, AstraZeneca’nın farkındalığı arttırmak için doktorlara ve aşıyı olan kişilere verilen bilgilere bazı uyarılar eklemesini önerdi.

Bazı kişilerin aşı olduktan sonra neden kan pıhtısı geliştirdiği hâlâ açık değil. Bir olasılık aşı olan kişilerin önceden COVID-19 geçirmiş olabileceği çünkü COVID-19 da kan pıhtılarına neden oluyor.

EMA kurulu, incelemeleri sonucu DIC ya da beyin kan pıhtılarının özellikle genç kadınlarda daha sık olduğunu buldu. Straus, diğer açıklamaları dışlamak için yeteri kadar veri olmadığını, bu yüzden kesin yargıya varabilmek adına henüz çok erken olduğunu söyledi. Genel olarak incelenen grupta kan pıhtısı riski doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda olduğu gibi daha fazla olabilir ya da kadınlar erkeklerden daha çok aşılanmış olabilir.

Buna karşın bu dağılım özellikle daha az tehlikeli kan pıhtılaşması raporları için bir tesadüf de olabilir. Haut, “Kan pıhtıları oldukça yaygın bir durumdur. Çok nadir bir hastalığın ortaya çıkması daha farklı olacaktır. O zaman biraz daha endişeleneceğimi düşünüyorum.” dedi.

AstraZeneca, EMA’dan bağımsız yürüttüğü inceleme sonucunda 14 Mart’ta aşının kan pıhtılarıyla ilişkili olmadığını açıkladı. İncelemede, EMA’nın da çözümlemesinde verilerini incelediği 17 milyon kişinin güvenlik verileri kullanıldı.

Dünya Sağlık Örgütü, 19 Mart tarihli bir açıklamaya göre AstraZeneca’nın aşısından sonra gelişen kan pıhtısı raporlarını araştırdı ve benzer şekilde aşının faydalarının risklerinden daha fazla olduğu sonucuna vardı. Sağlık Ajansı 17 Mart’ta yaptığı açıklamada, “Kapsamlı aşılama kampanyalarında, ülkelerin aşılamaların ardından olumsuz olaylara işaret etmesi olası bir durumdur. Bu, olayların aşıyla bağlantılı olduğu anlamına gelmez ancak bunları araştırmak ilerisi için iyi bir hazırlıktır.” dedi.

AstraZeneca aşısı, ABD dâhil olmak üzere kimi ülkelerde kullanım için henüz yetkilendirilmemiştir.


[1] Günlük klinik uygulamada ilaçların güvenirliği ile ilgili klinik verilerin toplanması ve ilaç uygulamasında karşılaşılan sorunları takip ederek sorunlardan sorumlu nedenlerin saptanması, tanınması, araştırılması, kaydedilmesi, duyurulması ve gerekli önlemlerin alınması. (Kaynak: med.gazi.edu.tr)

[2] serebral venöz sinüs trombozu

Haber Metni
https://www.sciencenews.org/article/coronavirus-covid-astrazeneca-vaccine-blood-clots-safety-experts

Ayca Demirkol

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu