AstronomiFizik

Bennu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Yazan: Tamsyn Brann
Çeviren: Hande Çendik
Düzenleyen: Çağla Ayaz

Özet: NASA’nın eski bir asteroitten bir örnek alma görevi 3 Arlık 2018’de hedefi Bennu’ya ulaştı. Bu görev (the Origins, Spectral Interpretation, Resource Identification, Security-Regolith Explorer ya da Osiris-Rex) Dünya’ya en az 60 gram ve en fazla yaklaşık 2 kilogram örneğin getirilmesiyle sonuçlanacak yedi yılık uzun bir yolculuktur. Bu örnek Apollo döneminden bu yana uzaydan getirilen en büyük dünya dışı madde olabilir. Eylül 2019 asteroidin keşfinin 20. yıl dönümüydü, bilim insanları o zamandan beri veri topladılar. İşte Güneş sistemimizin ilk zamanlarının el değmemiş kalıntıları hakkında çoktan bildiklerimiz (ve bulmayı umduğumuz bazı şeyler).

Lazer altimetri verileri ve OSIRIS-REx’ten alınan yüksek çözünürlüklü görüntüler sayesinde artık Bennu’nun olağanüstü arazisinde bir tur atabiliriz. (Kaynak: NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi)

1. Çok Çok Karanlık…

Bennu B tipi olarak sınıflandırılmış bir asteroittir, bu yüksek miktarda karbon ve buna ilaveten çeşitli mineraller barındırdığı anlamına gelir. Bennu’nun karbon içeriği asteroide çarpan ışığın yaklaşık %4’ünü yansıtan bir yüzey oluşturur ki bu çok fazla değildir. Buna karşın, Güneş sisteminin en parlak gezegeni Venüs gelen güneş ışığının yaklaşık %65’ini, Dünya ise yaklaşık %30’unu yansıtır. Bennu bileşimi şiddetli bir değişime uğramamış karbonlu bir asteroittir, yani zifiri karanlıktan daha koyu yüzeyinin altında Güneş sisteminin oluşumundan kalma kimyasallar ve kayalar vardır.

Bennu Asteroidi’nin bu mozaik görüntüsü. 2 Aralık 2018’de OSIRIS-REx uzay aracı tarafından 24 km (15 mil) mesafeden toplanan 12 PolyCam görüntüsünden oluşuyor. (Kaynak: NASA / Goddard / Arizona Üniversitesi)

2. Ayrıca Çok Çok Yaşlı…

Bennu milyarlarca yıldır rahatsız edilmedi. Uygun bir şekilde yakın ve karbonca zengin olmasının yanı sıra o kadar eski ki bilim insanları onun, Güneş sistemimizin 4,5 milyar yıldan uzun tarihinin ilk 10 milyon yılında oluştuğunu hesapladı. Yarkovsky etkisi -asteroit güneş ışığını emdiğinde ve bu enerjiyi ısı enerjisi olarak yaydığında oluşan hafif itme- ve diğer gök cisimlerinden gelen çekim kuvvetleri sayesinde olası doğum yeri olan Mars ve Jüpiter arasındaki Ana Asteroit Kuşağı’ndan Dünya’ya daha da yakınlaştı.

3. Bennu “Moloz Yığını” Bir Asteroit Ama Bu Seni Aldatmasın

Bennu bilimsel bir hazine mi yoksa çöp mü? Moloz yığını derken kulağa hakaret gibi gelebilir, fakat aslında bu gerçek bir astronomi sınıflandırması. Bennu gibi moloz yığını asteroitler çekim kuvvetinin sıkıştırdığı birçok kaya parçasından oluşan gök cisimleridir. Bu tarz döküntüler, bir etki çok daha büyük bir kütleyi parçaladığında üretilir (Bennu için bu yaklaşık 100 km genişliğinde [yaklaşık 60 mil] bir ana asteroitti.). Hâlbuki Bennu, hemen hemen Empire State Binası kadar uzundu. Bu uzay enkazı parçalarının Bennu molozuna dönüşmesi muhtemelen birkaç hafta sürdü. Bennu’nun içi deliklerle dolu, hacminin %20-%40’ını boş alanlar oluşturuyor. Asteroit aslında çok daha hızlı dolanmaya başlarsa ya da gezegensel bir cisimle yakın etkileşime girerse dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

4. Asteroitler Dünya’daki Yaşamın Kökenine Dair İpuçları Barındırabilir…

Bennu uzayın vakum ortamında korunmuş ilkel bir yapıdır; gezegenlerin, uyduların, asteroitlerin ve kuyruklu yıldızların arasında dolanmaktadır. Çok yaşlı olduğu için Bennu, Dünya’daki yaşamın başlangıcında mevcut olan molekülleri içeren materyalden oluşmuş olabilir. Dünya’daki tüm yaşam formları oksijen, hidrojen, nitrojen ve diğer elementlerle bağ yapan karbon atomu zincirlerine dayanır. Yine de bilim insanlarının Bennu’dan alınacak örnekte bulmayı umdukları türden bir organik madde biyolojiden gelmek zorunda değil. Buna rağmen, bilim insanlarının organik yönden zengin asteroitlerin dünyadaki yaşamı harekete geçirmede oynadıkları rolü ortaya çıkarma arayışlarını daha da ileriye taşıyacaktır.

5. Ama Ayrıca Platin ve Altın…

Dünya dışı mücevherat kulağa hoş geliyor ve Bennu’nun platin ve altın bakımından Dünya’ya kıyasla daha zengin olması muhtemel gözüküyor. Çoğu tamamen katı metalden meydana gelmemiş olsa da birçok asteroit sanayide Dünya’nın sınırlı kaynakları yerine kullanılabilecek elementleri içerir. Bu asteroidi yakından incelemek, derin uzay araştırmaları ve seyahatleri sırasında asteroit madenciliğinin uygulanabilir olup olmadığı hakkındaki sorulara cevap verecektir. En çok ilgiyi ender metaller çekse de su, muhtemelen Bennu’daki en önemli kaynaktır. Su, içmek için kullanılabilir veya solunabilir hava ve roket yakıtı elde etmek için bileşenlerine ayrılabilir. Eğer astronotlar malzemeyi uzaya taşımanın yüksek maliyetini de göz önünde bulundurarak yaşam desteği ve yakıt için asteroitten su çıkarabilirlerse evrenin ötesi insan tarafından erişilebilir olmaya daha da yakınlaşır.

6. Güneş Işığı Asteroidin Tüm Yörüngesini Değiştirebilir

Çekim etkisi Bennu’nun kaderini etkileyen tek faktör değil. Bennu’nun Güneş’e bakan tarafı güneş ışığıyla ısınır ancak Bennu’da bir gün 4 saat ve 17,8 dakika sürdüğünden Güneş’e bakan yüzü sürekli değişir. Bennu dönmeye devam ederken bu ısıyı dışarı aktarır, bu da asteroidi Güneş’e doğru yılda yaklaşık 0,29 km (yaklaşık 0,18 mil) iterek asteroidin yörüngesini değiştirir.

7. Bennu’nun Gelecek Yüzyılda Ufak da Olsa Dünya’ya Çarpma İhtimali Var

NASA tarafından finanse edilen Lincoln Near-Earth Asteroid Research ekibi 1999 yılında Bennu’yu keşfetti. NASA’nın Gezegensel Savunma Koordinasyon Ofisi (Planetary Defense Coordination Office) Dünya yörüngesinin yaklaşık 7,4 milyon km yakınına gelecek ve potansiyel olarak tehlikeli cisimler olarak sınıflandırılan, özellikle Bennu gibi Dünya’ya yakın cisimleri izlemeye devam ediyor. 2175 ve 2199 yılları arasında Bennu’nun Dünya’ya çarpma olasılığı yalnızca 2700’de 1 ancak bilim insanları hâlâ asteroide sırt çevirmek istemiyorlar. Bennu bilim insanlarının kendilerinden emin bir şekilde öngördükleri yolu izleyerek Güneş sisteminin içinden geçiyor ancak tahminlerini Osiris-Rex’in Yarkovsky etkisi ölçümü ve astronomların gelecekteki gözlemleriyle geliştirecekler.

8. Bennu’dan Örnek Almak Düşündüğümüzden de Zor Olacak

Asteroidin ilk Dünya tabanlı gözlemleri en fazla Bennu’nun 1,6 santimetreden daha küçük parçacıklardan oluşan regolitle (gevşek, sağlam olmayan maddeden oluşan üst tabaka) kaplı pürüzsüz bir yüzeye sahip olduğunu öne sürdü. Osiris-Rex uzay aracı daha yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekebildikçe Bennu’dan örnek almanın düşünülenden daha zor olacağı belli oldu çünkü Bennu’nun yüzeyinin yeni görüntüleri küçük taşlarla değil çoğunlukla iri kaya bloklarıyla kaplı olduğunu gösteriyor. Osiris-Rex Bennu’da yaklaşık 1672 metrekarelik, kabaca 100 park yeri kadar alanı gezmek için tasarlanmıştır. Şimdi Bennu’nun kayalık yüzeyinde 83 metrekareden daha küçük bir sınır içinde yaklaşık beş park yeri boyutunda olan güvenli bir noktaya manevra yapmalıdır.

OSIRIS-REx görevinin örnek toplama etkinliğinin ikinci denemesi sırasında 11 Ağustos 2020’de çekilen bu görüntü dizisi, NASA uzay aracı Bennu Asteroidi’nin yüzeyine yaklaşırken SamCam görüntüleyicisinin görüş alanını gösteriyor. Denemede, uzay aracı örnekleme sırasının ilk üç manevrasından geçerek yüzeyin yaklaşık 40 metre (131 fit) yukarısında bir noktaya geldi ve ardından uzay aracı geri tepme yaptı. (Kaynak: NASA / Goddard / Arizona Üniversitesi)

9. Bennu’nun İsmi Antik Bir Mısır Tanrısından Geliyor

Bennu 2013 yılında, “Asteroide İsim Verin!” yarışmasını kazanan 9 yaşındaki Kuzey Carolina’lı bir çocuk tarafından isimlendirildi. Bu yarışma, görev ekibi, Planetary Society ve Bennu’yu keşfeden LİNEAR asteroid araştırma arasındaki bir iş birliğiyle düzenlenmişti. Micheal Puzio uzay aracının Touch and Go Sample mekanizmasının kolunu ve güneş panellerini, Eski Mısırlıların gri bir balıkçıl şeklinde tasvir ettiği Bennu’nun resimlerdeki boynuna ve kanatlarına benzediğini söyleyerek yarışmayı kazandı. Bennu; Güneş, yaratılış ve yeniden doğuşla bağlantılı bir Eski Mısır tanrısıdır, Puzio ayrıca Bennu’nun Osiris’in yaşayan sembolü olduğunu da belirtmiştir. Bennu efsanesi, asteroidin Güneş sisteminin oluşumuna kadar uzanan ilkel bir cisim olduğu düşünüldüğünde kendisi için uygun bir isimdir. Köken ve yeniden doğuş konuları bu asteroidin hikâyesinin bir parçasıdır. Kuşlar ve kuşa benzeyen yaratıklar aynı zamanda çeşitli antik efsanelerde yeniden doğuş, yaratılış ve kökenleri temsil eder.

10. Bennu Bizi Şaşırtmaya Devam Ediyor!

Uzay aracının navigasyon kamerası, Bennu’nun her hafta birkaç kez parçacık akıntıları püskürttüğünü gözlemledi. Bennu görünüşe göre sadece ender aktif bir asteroit değil (bu ender asteroitlerden sadece birkaçı henüz tespit edilebildi.) ama muhtemelen NASA’nın Dawn göreviyle keşfedilen Ceres ile kendi türünde insanlığın bir uzay aracından gözlemlediği ilk örnekleri arasında. Yakın zamanda görev ekibi güneş ışığının Bennu’daki kayaları çatlatabileceğini ve yüzeyde başka bir asteroide ait parçaların saçılmış olabileceğini keşfetti. Görev ilerledikçe Bennu’nun kozmik bulmacasına daha fazla parça eklenecek ve her biri Güneş sisteminin evrimsel geçmişini daha net bir hâle getirecek.

19 Ocak 2019’da yüzeyinden parçacık fırlatan Bennu Asteroidi’nin bu görüntüsü, NASA’nın OSIRIS-REx uzay aracında çekilen iki görüntünün birleştirilmesiyle oluşturuldu. Her bir görüntünün parlaklığının ve karşıtlığının ayarlanması ve kırpılması gibi görüntü işleme teknikleri de uygulandı. (Kaynak: NASA / Goddard / Arizona Üniversitesi / Lockheed Martin)

Hande Çendik

Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümünde okuyorum. Doğaya hayran olduğumdan fen bilimlerine ayrı bir ilgi duyuyorum. Bilim kurgu ve fantastik türünde eserler her zaman kitaplığımı süslemiştir. "Bilim toplum içindir" ilkesini benimsediğim için bilgiyi tüm insanlığa ulaştırmayı hedefliyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button