ÇevreYer Bilimleri

Dinozor Neslinin Tükenmesinden Muhtemelen Sorumlu Olan Soğuk Değil Karanlık

Çeviren: Ümit Sözbilir                Düzenleyen: Umay Rana Usta

Yeni araştırmalar asteroit etkisi ile ateşlenen küresel yangınlardan çıkan kurumun[1], 66 milyon yıl önce dinozorlar da dâhil olmak üzere Dünya’daki çoğu yaşamı öldüren kitlesel yok oluşa neden olacak kadar uzun süre güneş ışığını engelleyebileceğini buldu.

Kretase-Paleojen yok oluşu Dünya üzerindeki tüm türlerin yaklaşık %75’ini öldürdü. Meksika Yucatán Yarımadası’nın ucundaki asteroit etkisi, etkin kış olarak adlandırılan uzun bir soğuk ve karanlık dönemine neden oldu, bu da büyük olasılıkla kitlesel yok oluşun büyük bir bölümünü körükledi. Ancak bilim insanları, etkin kışının ayrıntılarını ve Dünya’daki yaşamı öldüren mekanizmanın tam olarak ne olduğunu söylemekte zorlandılar.

AGU[2]‘nun Geophysical Research Letters dergisinde yapılan yeni bir çalışma kükürt, toz ve kurum salınımlarının, etkin kışın aşırı karanlığına ve soğuğuna katkılarının benzetimini yaptı. Sonuçlar, soğuğun şiddetli olduğunu, ancak kitlesel bir yok oluşu tetikleyecek ve sürdürecek kadar yıkıcı olmadığını gösteriyor. Bununla birlikte, çalışmaya göre, küresel orman yangınlarından kaynaklanan kurum salınımları, gökyüzünü bir yıldan uzun sürece, beslenme ağının tabanındaki fotosentez yapan canlıları öldürecek kadar kararttı.

Connecticut Üniversitesi’nden jeobilimci ve yeni çalışmanın başyazarı Clay Tabor, “Bu düşük ışık potansiyel olarak yaşamı yıkıcı olabilecek büyük bir sinyal gibi görünüyor.” dedi ve ekledi “Görünüşe göre bu düşük ışık koşulları, nesil tükenmesinin büyük bir kısmı için muhtemel bir açıklama.”

Sonuçlar, bilim insanlarının nihayetinde insanların ve diğer memelilerin evrimleşmesini sağlayan bu ilginç kitlesel yok oluşu daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor. Ancak Tabor’a göre, çalışma nükleer kış senaryosunda neler olabileceğine dair bir fikir veriyor.

Tabor, “Nükleer bir kışın ana itici gücü benzer tipte bir kurumdan geliyor.” dedi. “Gerçekten altı çizilmesi gereken şey, kurumun potansiyel olarak iklim sistemi üzerinde ne kadar etkili olabileceğidir.”

Etki ve yok olma

Chicxulub asteroitinin etkisiyle ortaya çıkan kalıntı bulutu üst atmosfere kadar çıkıp daha sonra tekrardan dünyaya yağdı. Geri dönen parçacıklar Dünya’nın yüzeyini kavurmak ve küresel orman yangınlarını ateşlemek için yeterli enerjiye sahipti. Yangınlardan çıkan kurum, kükürt bileşikleri ve toz ile birlikte, güneş ışığını engelledi ve birkaç yıl süren bir etkin kışa neden oldu. Önceki araştırmalar, ortalama küresel sıcaklıkların en az 26 °C düştüğünü tahmin ediyor.

Bilim insanları, aşırı karanlık ve soğuğun Dünya’daki hayatı yıkıcı etkide olduğunu biliyorlar lakin hala hangi bileşenin yaşam için daha zararlı olduğunu ve kurum, sülfat veya toz parçacıklardan hangisinin iklim için en yıkıcı olup olmadığını bilmiyorlar.

Kaynak: American Geophysical Union. (Türkçeleştirme: Ümit Sözbilir)

Yeni çalışmada, Tabor ve meslektaşları kurum, sülfat ve tozun iklim etkilerinin benzetimi için karmaşık bir iklim modeli kullandılar.

Sonuçlarına göre, küresel yangınlardan kaynaklanan kurum salınımlarının en uzun süre boyunca güneş ışığını en fazla soğurduğunu göstermektedir. Model, kurum parçacıklarının güneş ışığını soğurmada o kadar iyi olduğunu gösterdi ki, fotosentez seviyeleri bir yıl boyunca normalin yüzde birinin altına düştü.

Tabor, “Kurumun özelliklerine ve gelen güneş ışığını etkili bir şekilde soğurma yeteneğine dayanarak, güneş ışığının yüzeye ulaşmasını engellemede çok iyi bir iş çıkardı.” dedi. “Neredeyse uzun süre atmosferde kalmayan toz ve çok fazla ışığı engellemeyen kükürtle karşılaştırıldığında, kurum aslında neredeyse tüm ışığın en az bir yıl boyunca yüzeye ulaşmasını engelleyebilir. “

Yaşam için bir sığınak

Araştırmacılara göre karanlık, fotosentez yapan canlıları yok edecek ve besin ağının çöküşüne neden olacaktı, bu durum kitlesel yok oluşu açıklayabilirdi. Dünyadaki tüm yaşam, güneş ışığından enerji toplayan bitkiler ve algler gibi fotosentez yapan canlılara bağlıdır.

İlginç bir şekilde, araştırmaya göre sıcaklık düşüşü muhtemelen karanlığın ki kadar rahatsız edici değildi.

İngiltere’deki East Anglia Üniversitesi’nde yeni çalışmaya bağlı olmayan bir iklim dinamikleri profesörü olan Manoj Joshi, “Modellerinde, kurumun, oluşan etki tarafından üretilen diğer aerosol parçacıkları türlerine kıyasla çok daha büyük bir soğutmaya neden olmaması ilginçtir, ancak kurum, yüzeydeki güneş ışığının çok daha fazla azalmasına neden oluyor.” dedi.

Sonuçlar, yüksek enlemler gibi bölgelerde,  okyanusların mevsimlerin normal döngüsü sırasında olduğundan daha fazla soğumadığını göstermektedir.

Tabor, “Okyanusun yeteri kadar soğumasına rağmen, her yerde, özellikle yüksek enlem bölgelerinde bu kadar soğumuyor.” dedi. “Kurumdan kaynaklı fotosentez hareketliliğinin neredeyse iki yıl boyunca olmamasına kıyasla, bu durum önem sırasında ikincil gibi görünüyor.”

Sonuç olarak, yüksek enlem kıyı bölgeleri, etkiden sonraki aylarda yaşam için sığınak olabilir. Kuzey Kutbu veya Antarktika’da yaşayan bitkiler ve hayvanlar zaten büyük sıcaklık dalgalanmaları, aşırı soğuk ve düşük ışığa evrimleşti, bu nedenle araştırmacılara göre, etki kışında hayatta kalma şansı daha yüksek olabilir.


[1] İs ya da siyah karbon, hidrokarbonların eksik yanmasıyla ortaya çıkan ve saf olmayan karbon parçacıklarından oluşan kütledir.

[2] American Geophysical Union, Amerikan Jeofizik Birliği


Kaynak: https://phys.org/news/2020-03-darkness-cold-responsible-dinosaur-killing-extinction.html

Etiketler

Ümit Sözbilir

Sorgulamayı seven bir doktora adayı, yüksek enerji fizikçisi, astronomi sevdalısı, çevre fizikçisi, kitap kurdu, bilmeden konuşmayan. https://www.cern.ch/usozbili

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı