TıpBiyolojiÇevre

Kirliliğin Bebek Mikrobiyomuna ve Beyin Gelişimine Etkisi

Yazan: Lisa Marshall

Çeviren: Aybüke Er

Düzenleyen: Alper Topal

Özet: Colorado Boulder Üniversitesinde yapılan yeni bir araştırmada, yaşamın ilk altı aylık sürecinde hava kirliliğine maruz kalmanın bağırsak mikrobiyomunu değiştirdiği; bununla birlikte alerji, obezite ve diyabet riskini artırdığı, hatta beyin gelişimini de etkilediği bulundu.

Giriş

Bu çalışma; trafik, orman yangınları ve endüstriyel faaliyetler gibi durumlardan kaynaklanan kirleticiler ile bebek mikrobiyal sağlığı arasındaki ilişkiye kritik pencere1 sunuyor. Ayrıca bu çalışma, kirlilik ve bebek mikrobiyal sağlığı arasında bir bağlantı olduğunu gösteren ilk çalışmadır. Çalışma 13 Ağustos 2022’de Gut Microbes dergisinde yayımlanmıştır. Ayrıca aynı ekip tarafından yapılan bir önceki çalışmada da genç yetişkinler için benzer sonuçlar elde edilmiştir.

Colorado Boulder Üniversitesinde bütünleştirici fizyoloji doktora öğretim üyesi olarak çalışan kıdemli yazar Tanya Alderete, “Bu çalışma, bebeklik döneminde bile hava kirliliğine maruz kalmanın büyüme ve gelişme için önemli etkileri olan bağırsak mikrobiyomunu değiştirebileceğini gösteriyor ve aynı zamanda gelişen alanyazınına katkıda bulunuyor.” dedi.

Bir bebek yeni doğduğunda çok az bakteri barındırır. Yaşamın ilk 2-3 yılında anne sütü, katı gıdalar, antibiyotikler ve diğer çevresel etkiler hangi mikroorganizmaların var olacağını şekillendirir.Bu mikroplar, bağırsaktaki yiyecekleri veya kimyasalları parçaladıklarında metabolitler ve bazı yan ürünler oluştururlar. Bunlar; iştahı, bağışıklığı, insülin hassasiyetini, ruh hâlini ve bilişselliği düzenleyen bir dizi vücut sistemini etkiler. Bu mikropların birçoğu faydalı olsa da bazıları Crohn hastalığı2, astım, tip-2 diyabet ve diğer süreğen (kronik) hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.

Mayıs ayında bütünleştirici fizyoloji alanından yüksek lisans derecesi ile mezun olan ve şu anda Stanford Üniversitesinde tıp öğrencisi olarak eğitimine devam eden, çalışmanın başyazarı Maximilian Bailey, “Mikrobiyom vücuttaki neredeyse her fizyolojik süreçte rol oynar ve bu mikrobiyom yaşamın ilk birkaç yılında gelişen çevre ile bütünleşir.” dedi.

İltihaplanmayı Artırmak

Araştırmacılar, çalışma için Güney Kaliforniya Anne Sütü Çalışması’na kayıtlı, 103 sağlıklı ve öncelikli olarak anne sütüyle beslenen Latin bebekten dışkı örnekleri aldılar ve analiz etmek için gen dizilimi3 kullandılar. ABD Çevre Koruma Ajansının Hava Kalite Sistemi’nden gelen saatlik kaydedilen kirlilik verileri ve ailelerin sokak adreslerini kullanarak PM2.54, PM105 fabrikalar, orman yangınları ve şantiyeler gibi kaynaklardan yayılan ve ince solunabilir parçacıklar) ve arabalardan yayılan bir gaz olan NO2’e maruz kalma miktarını tahmin ettiler.

Alderete, “Ortamdaki hava kirliliğine maruz kalma miktarının daha fazla iltihaplı bağırsak mikrobiyal profiliyle ilişkili olduğunu gördük ve bu durum gelecekte bir dizi olumsuz sağlık sonucuna yol açabilir.” dedi.

Örneğin PM2.5’e en çok maruz kalan bebeklerde; iltihabı azaltan, mide-bağırsak sağlığını destekleyen ve sinirsel gelişime yardımcı olduğu bilinen Phascolarctobacterium %60 daha az bulundu. PM10’a en fazla maruz kalanlarda ise iltihaplanma ile ilişkili bir mikroorganizma olan Dialister %85 daha fazla idi.

Dezavantajlı Topluluklar Daha Fazla Risk Altında

Daha önce yapılan bir çalışmada Alderete, hamilelik sırasında yüksek oranda hava kirliliğine maruz kalan Latin kadınların doğumdan sonraki ilk ayda alışılmadık şekilde hızlı büyüyen bebeklere sahip olduklarını, bunun da yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde obezite ve onunla ilgili hastalıklara karşı risk oluşturduğunu buldu.

Bebekler daha hızlı nefes aldıkları ve bağırsak mikrobiyomları yeni şekillendiği için hava kirliliğine karşı daha savunmasızdırlar. Araştırmacılar; hava kirliliğine maruz kalmanın orantısız sağlık sorunlarına sebep olabileceği için yaşamın erken dönemlerini kritik pencere hâline getirdiğini söylüyor.  

Yoğun otoyollara veya fabrikalara daha yakın bölgelerde çalışmak, yaşamak ve okula devam etmek durumunda kalan ırksal azınlıklar ve düşük gelirli topluluklar, daha büyük risk altındalar. 2018 yılında ABD Çevre Koruma Ajansı tarafından yapılan bir araştırmada, renkli toplulukların6 akranlarına göre 1,5 kat daha fazla hava kaynaklı kirleticiye maruz kaldığı bulundu.

Araştırmasının, okulları ve uygun fiyatlı konut projelerini kirlilik kaynaklarından uzaklaştırmak için karar vericileri etkileyeceğini uman Alderete, “Bulgularımız, kirliliğin dezavantajlı topluluklar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinin önemini vurguluyor ve bütün ailelerin sağlıklarını korumak için atabilecekleri ek adımlara dikkat çekiyor.” dedi.

Yazarlar, bebeklik döneminde bağırsakta meydana gelen değişikliklerin kalıcı etkilerinin olup olmadığını ve bunların neler olduğunu belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor.

Bu arada Alderete, hem iç hem de dış kirleticilere maruz kalmayı azaltmak için herkese şu adımları atmasını tavsiye ediyor:

  1. Yoğun trafik bölgelerinde açık havada yürümekten kaçının.
  2. Özellikle çocukların çok fazla zaman geçirdiği odalar için düşük maliyetli hava filtreleme sistemi düşünün.
  3. Yemek yaparken pencereleri açın.
  4. Yeni anne olan kişiler için: Olabildiğince uzun süre emzirin.

Alderete, “Anne sütü, sağlıklı bir mikrobiyom geliştirmenin harika bir yoludur ve çevresel kaynaklı maruz kalmaların bazı olumsuz etkilerinin telafi edilmesine yardımcı olabilir.” dedi.


1 Kritik pencere, bir organizmanın fenotipinin içsel (yerleşik olarak bulunan) ve dışsal (çevresel) faktörlere cevap verdiği gelişim sırsındaki bir dönemi temsil eder.

2 Sindirim sisteminin herhangi bir bölümünü etkileyebilen bir tür bağırsak hastalığıdır.

3 Bir DNA molekülündeki nükleotit bazlarının (adenin, sitozin, guanin, timin) sırasının belirlenmesidir.

4 Havadaki seviyeleri yüksek olduğunda görüşü azaltan, havanın puslu görünmesine neden olan ve insan sağlığı için endişe yaratan bir hava kirleticidir.

5 Çapı 10 mikrometreden küçük olan toz parçacıklarını ifade eden bir kavramdır. Tüm kirleticiler arasında en zararlı ve en tehlikeli olandır.

6 İngilizcesi “communities of color” olarak geçen renkli topluluklar, yetersiz hizmet alan çeşitli popülasyonları ifade eden bir kavramdır.


Konuyla alakalı diğer yazılarımız

Aşırı Kalori Kısıtlaması Bağırsaklardaki Tehlikeli Bakterileri Artırabilir

Yoluyla
Marshall, L. (2022, September 2). Pollution alters infant microbiome, influencing brain development. Neuroscience.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu