Tıp

SARS-CoV-2 Virüsünün Afrika Varyantı: Omicron ya da Nu

Yazan: Ewen Callaway

Çeviren: Ümit Sözbilir

Düzenleyen: Esranur Maral & Çisem Özge Biçer

Özet: Güney Afrika’da ortaya çıkan yeni koronavirüs varyantının adı Omicron olarak konuldu. Bilim insanları bu varyantın yayılım haritasını çıkarıp bir taraftan da bulaşıcılık yeteneğini ve aşılara karşı direncini araştırıyor.

Giriş

Güney Afrika’daki araştırmacılar, Delta varyantı dâhil olmak üzere içinde birçok SARS-CoV-2 koronavirüs mutasyonları barındıran yeni Omicron varyantı hakkında araştırmalara başladı.

Araştırmacılar için önemli olan varyantın yayılırken yakından takip edilmesidir: İlk olarak 2021 yılının kasım ayının başlarında Botswana’da tespit edilen yeni varyant o zamandan beri Güney Afrika’dan Hong Kong’a ziyarete gelen bir kişide ortaya çıktı. Bunun yanı sıra araştırmacılar yeni varyantın aşıların etkinliğine karşı bir tehlike oluşturup oluşturmadığını da merak ediyor.

Güney Afrika’daki Johannesburg’da bulunan Witwatersrand Üniversitesinden Virolog Penny Moore, “Resmen son hızda uçuyoruz.” dedi. Çalıştığı laboratuvar, varyantın aşılardan ve önceki enfeksiyonlardan etkilenmeme direncini ölçüyor. Moore, tekrar hastalık kapmış ve aşılanmış bireylerin hastalık durumlarına ilişkin raporların mevcudiyetini belirtip “Bu aşamada bir şey söylemek için çok erken.” olduğunu sözlerine ekliyor.

Güney Afrika’nın Durban kentindeki KwaZulu-Natal Üniversitesinde Bulaşıcı Hastalıklar Doktoru Richard Lessells, 25 Kasım’da Güney Afrika sağlık departmanı tarafından düzenlenen bir basın toplantısında, “Bu varyant hakkında anlamadığımız çok şey var.” dedi. “Mutasyon profili bizi endişelendiriyor ancak mevcut durumda bu varyantın önemini ve pandemi sürecini nasıl etkilediğini anlamak için çalışmamız gerekiyor.” açıklamasında bulundu.

KwaZulu-Natal Üniversitesindeki Biyoinformatik Uzmanı Tulio de Oliveira yaptığı bir konuşmada, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) uzman grubunun 26 Kasım tarihinde toplanacağını ve B.1.1.529 olarak da bilinen yeni varyantın muhtemelen asıl virüsten daha fazla zarar verme potansiyeli olduğuna veya doğrudan asıl virüsten daha zararlı olduğuna dair tanımlama yapacağını söyledi. Eğer WHO uzman grubu tarafından bu varyanta dikkat çekilirse yeni koronavirüs varyantının adı için Yunan alfabesindeki bir sonraki harf olan Nu harfi verilecektir.

Araştırmacılar ayrıca varyantın küresel yayılım potansiyelini ölçmek istiyor. Bunun nedeni ise varyantın muhtemelen yeni enfeksiyon dalgalarını tetiklemesi veya Delta varyantının yol açtığı vaka sayılarında artışları tetikleyip tetiklemediğini görmek istemeleridir.

Spike Değişimleri

Araştırmacılar, Botswana’daki vakalardan elde edilen genom dizilimi verilerinde B.1.1.529’u tespit etti. Varyantın ön plana çıkmasındaki etmen aslında virüsün konak hücrelerini tanımasını ve vücudun bağışıklık tepkilerini etkilemesini sağlayan spike proteininde 30’dan fazla değişiklik gelişmesidir. Gelişen değişikliklerin çoğu Delta ve Alfa gibi varyantlarda bulunmuştu. Bu değişikliklerin yeni varyantın daha fazla bulaşmasıyla ve bağışıklık sisteminin antikorlarından kaçma yeteneğiyle alakalı olduğu ortaya çıkarıldı.

Güney Afrika’nın Johannesburg kentine ev sahipliği yapan Gauteng eyaletinde B.1.1.529 varyantının yol açtığı vakalardaki keskin artış da endişeyi artırıyor. Lessells’e göre eyalette, özellikle okullarda ve gençler arasında, vakalar kasım ayında hızla arttı. de Oliveira’nın ekibi genom dizilemesi ve diğer genetik incelemeleri aracılığıyla 12 ve 20 Kasım tarihleri arasında Gauteng’den çözümledikleri 77 virüs örneğinin tamamının B.1.1.529 varyantı olduğunu buldu. Ayrıca hâlâ yüzlerce örneğin daha çözümlemesi yapılıyor.

Lessells, varyantın ihtiva ettiği bir spike proteini mutasyonu sayesinde genom dizilimine nazaran daha hızlı sonuç veren genotipleme testleriyle tespit edilebildiğini söyledi. Bu testlerden elde edilen ön kanıtlar, B.1.1.529’un önemli ölçüde Gauteng’den yayıldığını göstermektedir. Lessells, “Bu durum, varyantın ülkede oldukça yaygın bir şekilde dolaşımda olabileceği endişesini ortaya çıkarıyor.” dedi.

Aşı Etkinliği

Araştırmacılar, B.1.1.529’un oluşturduğu tehdidi anlamak için tehdidin Güney Afrika’da ve ötesinde yayılımını yakından takip edecekler. Güney Afrika’daki araştırmacılar, 2020’nin sonlarında yine orada tanımlanan Beta varyantını hızlı bir şekilde incelemek için çabaladılar ve benzer bir çabayla da şimdi B.1.1.529’u incelemeye başlıyorlar.

Daha önceden Beta varyantının bağışıklık sisteminden kaçma yeteneğiyle ilgili ilk verilerin bazılarını sağlayan Moore’un ekibi, B.1.1.529 üzerinde çalışmaya çoktan başladı. Ekip, virüsün enfeksiyon baskılayıcı antikorlardan ve diğer bağışıklık tepkilerinden kaçma yeteneğini test etmeyi planlıyor. B.1.1.529 varyantı, antikorlar tarafından tanınan ve antikorların güçlerini potansiyel olarak azaltan spike proteinin bölgelerinde çok sayıda mutasyon barındırır. Moore, ”Bildiğimiz mutasyonların virüsün bağışıklık sisteminden kaçış yeteneği üzerine etkileri kesin olarak bilinmese de elimizdeki mutasyonların büyük çoğunluğunun bu kaçış yeteneğini artırdığı gözükmektedir.” diyor. Moore, bilgisayar modellemesinden B.1.1.529’un bağışıklık sisteminin T hücreleri olarak adlandırılan bir bileşeni tarafından oluşturulan bağışıklığı atlatabileceğine dair ipuçları bile olduğunu söylüyor. Moore ayrıca ekibinin çalışmalarının ilk sonuçlarını iki hafta içinde almayı umuyor.

İngiltere’deki Oxford Üniversitesinde virüs evrimi üzerine çalışan Aris Katzourakis, “Kafalardaki sorun, ‘çok fazla değişikliği olduğu için aşının etkinliğini azaltıyor mu?’” diyor. Moore; bu konuyla alakalı Güney Afrika’da Johnson & Johnson, Pfizer-BioNTech ve Oxford-AstraZeneca aşılarından herhangi birini yaptırmış kişilerde enfeksiyonların geliştiğini belirtiyor. Haberlere göre Hong Kong’da test sonucu pozitif çıkıp yeni varyant ile enfekte olduğu tespit edilen iki yolcu Pfizer aşısı ile aşılandı. Bir kişi Güney Afrika’dan seyahat etmişti; diğeri otel karantinası sırasında enfekte oldu.

Lessells, Güney Afrika’daki araştırmacıların B.1.1.529’un diğer varyantların yol açtığından daha şiddetli veya daha hafif hastalığa neden olup olmadığını da inceleyeceklerini söyledi ve sözlerine şunu ekledi: “Gerçekten kilit soru, hastalığın ciddiyeti ile ilgilidir.”

Araştırmacılar, şimdiye kadar B.1.1.529’un Güney Afrika’nın ötesinde oluşturduğu tehdidin net olmaktan çok uzak olduğunu söylüyor. Moore, varyantın Delta’dan daha bulaşıcı olup olmadığının da belirsiz olduğunu çünkü şu anda Güney Afrika’da düşük sayıda COVID-19 vakasının var olduğunu söyleyerek “Bir durgunluk içindeyiz.” diyor. Katzourakis, Delta’nın oldukça yaygın olduğu ülkelerin B.1.1.529 belirtilerini izlemesi gerektiğini söylüyor. “Bu virüsün diğer varyantlarla kıyaslanmasını irdelememiz ve yaygınlığının artıp artmayacağını görmemiz gerekiyor.” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Via
https://www.nature.com/articles/d41586-021-03552-w

Ümit Sözbilir

Sorgulamayı seven bir doktora adayı, yüksek enerji fizikçisi, astronomi sevdalısı, çevre fizikçisi, kitap kurdu, bilmeden konuşmayan. https://www.cern.ch/usozbili

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button