Özgün İçerikBiyografi/OtobiyografiPsikolojiSosyolojiTarih

Onur Ayı Nedir? Onur Ayı’nın Dünyadaki Tarihi

Yazan: Kübra Nur Canbay

Düzenleyen: Ümit Sözbilir

Özet: Onur Ayı kutlamaları 1969 haziranından bu yana Stonewall İsyanlarına katılanları anmak için her haziran düzenleniyor.

Giriş

28 Haziran 1969 tarihinde ABD, New York’ta “Stonewall Inn” adlı gece kulübüne polisler tarafından bir baskın düzenlendi. Gece kulübünün patronları, çalışanları, orada bulunan misafirler bu baskına karşılık bir direniş başlattı. O gece Stonewall Inn’e eğlenmeye gelenler arasında trans, siyahi ve biseksüel bir kadın olan Marsha Johnson da bulunuyordu. Marsha ayaklanmanın başlamasına ve birkaç gün boyunca devam etmesine öncülük eden aktivistlerden birisidir. Bu ayaklanmadan bir yıl sonra, 28 Haziran 1970’te, biseksüel aktivist Brenda Howard’ın öncülüğüyle New York’ta bugünlerde kullanılan adıyla ilk Onur Yürüyüşü düzenlendi. New York’la birlikte eş zamanlı olarak Los Angeles ve San Francisco’da da insanlar kutlamalar düzenledi. LGBTIQ+ bireyleri ve haklarını temsil eden, yürüyüşlerde ve kutlamalarda kullanılan gökkuşağı renklerine sahip bayrak ise 1978 yılında Amerikalı Sanatçı Gilbert Baker tarafından tasarlandı [1]. Bayrakta yer alan sekiz rengin her biri sanatçının LGBTIQ+ topluluğunda gözlemlediği sembolik duygularını yansıtıyor. Pembe, seksi; kırmızı, yaşamı; turuncu, şifayı; sarı, güneş ışığını; yeşil, doğayı; turkuaz, sanatı; mavi, huzuru ve mor da ruhu sembolize ediyor. Bayrak ilk olarak o yıl, San Francisco’daki Onur Yürüyüşünde kullanıldı. Onur Yürüyüşü ve Onur Ayı, 1999 yılında dönemin ABD Başkanı Bill Clinton tarafında ilk kez resmen tanındı [2]. Olaylardan kısa süre sonra kapatılan Stonewall Inn, 2007 yılında onarılarak tekrar hizmete açıldı. 2009 yılında göreve başlayan ABD Başkanı Barrack Obama 2009’dan 2016’ya kadarki döneminde haziran ayını, Onur Ayı olarak kabul etti [3]. Ayrıca 2016 yılında, ayaklanmanın başlangıç yeri olan Stonewall Inn’ı ulusal anıt statüsüne dâhil etti [4].  1968 haziranından günümüze kadar dünyanın birçok ülkesinde haziran ayı içerisinde kutlamalar, yürüyüşler düzenlenmeye devam etmektedir. Bu kutlamalara verilen onur kelimesi, bireylerin şahsi onurlarına ve cinsel yönelimlerin utanılacak, gizlenecek bir şey olmadığına vurgu yapar.

onur ayı

Temel Kavramlar

Cinsiyet

Bireyin doğuştan sahip olduğu kadın veya erkek üreme organlarıyla dünyaya gelmesidir. Biyolojik cinsiyet olarak da tanımlanabilir.

Cinsiyet Kimliği

Bireyin büyüdükçe sahip olduğu hisleri, duyguları veya arzuları doğrultusunda şekillenen, kendini ait hissettiği cinsiyettir. Kimi zaman biyolojik cinsiyetiyle örtüştür kimi zaman ise örtüşmez. Örneğin trans bireyin biyolojik cinsiyeti ile cinsiyet kimliği aynı değildir. Transseksüellik bir geçiş durumudur. Kadından erkeğe veya erkekten kadına dönüşümü ifade eder. Kendisini doğuştan sahip olduğu cinsiyete ait hissetmez. Transseksüellerin cinsel yönelimi; heteroseksüel, homoseksüel veya biseksüel olabilir.

Cinsel Yönelim

Bireyin arzuladığı, çekim duyduğu bireylere karşı olan yönelimidir. Kendisiyle aynı cinsiyete sahip bireylere, karşı cinsiyete sahip bireylere ya da her ikisi cinsiyete karşı da psikolojik, cinsel bir çekim duyabilir. Kimi bireyler ise herhangi birine karşı cinsel çekim duymayabilir. Dünya Sağlık Örgütüne ve Amerikan Psikiyatri Birliğine göre cinsel yönelimler bir ruhsal bozukluk ya da tedavi edilmesi gereken bir hastalık değildir. Homoseksüellik, heteroseksüellik, biseksüellik veya aseksüellik bir tercih değil yönelimdir.

  • Homoseksüeller, kendileriyle aynı cinsiyete sahip bireylere ilgi duyarlar.
  • Biseksüeller, kendileriyle aynı ya da farklı cinsiyete sahip bireylere karşı ilgi duyarlar.
  • Heteroseksüeller, kendilerinden farklı cinsiyete sahip bireylere ilgi duyarlar.
  • Aseksüeller, herhangi bir cinsiyete karşı az ilgili veya ilgisiz olabilir.

LGBTIQ+ Kimleri Temsil Ediyor?

Onur Ayı, LGBTIQ+ bireylerin yaşadıkları sorunlara, karşılaştıkları zorluklara ve ötekileştirilmenin yol açtığı problemlere karşı bir araya da geldikleri aydır. Bu kısaltmanın her bir harfi farklı yönelimleri temsil eder. Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseks birey, queer (“kuir” diye okunur) kelimelerinin baş harflerinden oluşur.

Lezbiyen: Eş cinsel kadınları temsil eder.

Gey (gay): Eş cinsel erkekleri temsil eder.

Biseksüel: Cinsel yönelimi hem erkeğe hem de kadına karşı olan bireyleri temsil eder.

Transseksüel birey: Kendisini doğarken sahip olduğu cinsiyete ait hissetmeyen bireyleri temsil eder.

Interseks birey1: Herhangi bir cinsiyet tanımına uymayan, yaygın olandan farklı anatomik cinsiyet özelliklerine (kromozomlar, salgı bezleri, genital ve/veya üreme organları) sahip bireylerdir.

Queer: Başlangıçta hakaret olarak kullanılan bir kelimeyken şu an eş cinsel olduğunu belirten kişilerce tercih ediliyor.

Kısaltmanın sonundaki “+” sembolü ise diğer yönelimleri kapsar.  

LGBTIQ+ bireylerin en genel anlamıyla talepleri sahip oldukları insani hakların onlara tanınmasıdır. Dünya’nın farklı yerlerinden bir araya gelen LGBTIQ+ toplulukları Onur Ayında etkinlikler, yürüyüşler, kutlamalar gerçekleştirir. Stonewall Inn ayaklanmalarını, nefret suçu nedeniyle kaybettikleri yakınlarını, HIV’in neden olduğu AIDS hastalığından kaybettikleri yakınlarını anarlar. LGBTIQ+ topluluğu çok uzun süredir varlığını sürdüren bir topluluk olmasına karşın polis baskınlarına, eziyetlere, hakaretlere karşı ilk büyük tepkilerini 1969 yılında New York’ta ortaya koyabildi. LGBTIQ+ toplulukların bir araya geldiği Amerika’da başlayan Onur Yürüyüşleri Batı Avrupa’ya oradan da Doğu Avrupa’ya doğru yayıldı.

Onur Ayı Nedir? Onur Ayı'nın Dünyadaki Tarihi

Türkiye’de Onur Yürüyüşleri

Türkiye’de Onur Yürüyüşü ilk kez 1993 yılında İstanbul’da düzenlenmek istendi ancak dönemin valiliği tarafından örf ve âdetlere aykırı bir eylem olduğu gerekçesiyle yürüyüşe izin verilmedi [6]. Bu yasaktan tam 10 yıl sonra, 29 Haziran 2003’te, ilk Onur Yürüyüşü çok az sayıda bir katılım ile İstanbul’daki Taksim meydanında gerçekleşti ve sonrasında her sene gerçekleşen bir gelenek hâline geldi [6]. Dünya’nın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de etkinlikler Onur Yürüyüşüyle kısıtlı kalmadı. Onur Haftası kapsamında tiyatrolar, paneller, konserler, bilgilendirici metinlerle herkesin katılımına açık ücretsiz bir şekilde düzenlendi. 2010 yılına gelindiğinde İstanbul’da gerçekleşen Onur Haftası etkinliklerinin kapsamı genişletildi. Trans bireylerin yaşadığı sorunlar, uğradıkları nefret saldırılarına dikkat çekildi. Onur Haftasından önceki haftalarda Trans Onur Haftası ve Trans Onur Yürüyüşleri gerçekleştirildi. 2011 yılında ise ODTÜ’lü öğrenciler tarafından kampüste Onur Yürüyüşleri düzenlenmeye başlandı. Kampüsteki yürüyüşlerin başlangıcında, üniversite yönetiminin, öğrencilerin LGBTIQ+ topluluğu kurma taleplerini reddetmesine karşılık doğan bir tepki yatıyor. 2013 yılına geldiğimizde, Gezi Parkı Direnişi esnasında gerçekleşen kapsamlı bir Onur Yürüyüşü düzenlendi [7]. Türkiye’nin birçok yerinden LGBTIQ+ toplulukları İstanbul’a gelerek Onur Yürüyüşüne katıldı. Aynı yıl İzmir’de, 2015 yılında ise Türkiye’nin çeşitli illerinde Onur Yürüyüşleri düzenlendi. Ancak 2015 yılında İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan yürüyüş, Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle İstanbul Valiliği tarafından iptal edildi. İstiklal caddesine girişler kapatıldı, yasağa rağmen yürüyüş yapmak isteyen topluluğa polis müdahale etti. 2016 yılına denk gelen 14. Onur Yürüyüşü yine benzer nedenlerden dolayı yasaklandı. 2017 yılında bu kez Ankara valiliği, toplumsal duyarlılık, genel ahlak ve sağlık gibi nedenlerle Ankara’da yürüyüş yapılmasını süresiz olarak yasakladı. İstanbul’da gerçekleşmesi planlanan 15, 16, 17, 18 ve 19. Onur Yürüyüşlerine de yasak getirildi. Yasaklara ve polis müdahalesine rağmen yürüyüşler LGBTIQ+ toplulukları tarafından düzenlendi. Bu yıl ise 20-27 Haziran tarihlerinde 30. İstanbul Onur Haftasının gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Onur Ayı Nedir? Onur Ayı'nın Dünyadaki Tarihi

Avrupa Ülkelerinde Onur Ayı ve Tarihi

Eş cinsel ilişkilerin özgürce yaşandığı Antik Yunan dönemine ait kalıntılarda erkeklerin birbirine yazmış olduğu eserlere rastlandı. Romalılar tarafından bu eserler şaşkınlıkla karşılandı. Okudukları eserlerde, eş cinsel birlikteliğin çok fazla seks ve çıplaklıkla ilişkilendirilmesi Romalılar tarafından kınandı. Orta çağdan modern çağa kadar eş cinsellik dini, siyasi ve toplumsal nedenlerden ötürü yasalarla cezalandırıldı, suç olarak kabul edildi. Katoliklerde ise eş cinsel ilişkinin cezası ölüm olarak belirlendi. Fransız Devrimine kadar geçen süreçte damgalama, toplumdan uzaklaştırma, cezalandırma tutumları devam etti. 1791 Fransız Devrimi ile Fransa yasalarından eş cinsel ilişkileri suç olmaktan çıkardı [8]. Fransa’yı takip eden ülkelerden İtalya 1890 yılında, Polonya 1932’de ve Danimarka 1933’te eş cinsel ilişki yaşamayı suç olmaktan çıkardı [8]. Önemli bir gelişme de Almanya’da yaşandı. Erkek eş cinselleri hapis ile cezalandıran yasaya sahip Almanya’da psikiyatri hekimi olan Dr. Magnus Hirschfeld bu yasanın iptali için 6.000 kadar imza topladı. Benzer şekilde kadın eş cinsellerin cezalandırılmasının da önüne geçmeye çalıştı. Dr. Magnus kendisi gibi psikiyatr olan Dr. Arthur Kronfeld ile Seks Araştırmaları Enstitüsünü kurdu [9].  Enstitünün ele aldığı en bilinen konulardan birisi, başarıyla geçen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatının süreciydi. Lili Elbe, bu ameliyatı başarıyla geçiren ilk kişidir [10]. Sitemizde Lili Elbe’nin öyküsünü anlatan yazımızı buradan okuyabilirsiniz. Eş cinselliği suç olmaktan çıkarma, kişilerin bireysel özgürlüğü, cinsel yönelim gibi alanlarda çalışmaya devam eden Seks Araştırmaları Enstitüsü 2. Dünya Savaşıyla birlikte durduruldu. Nazi döneminin Almanya’sında eş cinseller ayrımcılığa uğrayan gruplardan biri oldu. Toplama kamplarına götürüldüler, işkencelere maruz kaldılar, öldürüldüler. Diğer taraftan 1940’ta İzlanda; 1942’de İsviçre; 1944’te İsveç eş cinselliği suç olmaktan çıkardı. Savaşın sona ermesiyle LGBTIQ+ gruplarının hareketliliği yavaştan başladı. Kulüplerde, gezilerde, konferanslarda eş cinseller bir araya gelerek eşitliği savunmaya devam ettiler. 1951’de Amsterdam’da Uluslararası Cinsel Eşitlik Komitesi kuruldu [11]. Komite, gey ve lezbiyenlerin de sahip olması gereken eşit hakların iyileştirilmesini sağlamak için etkinler düzenledi.  Birleşmiş Milletler’den de eş cinsel haklarının İnsan Hakları Bildirgesi’ne dâhil etmesini talep etti. Amsterdam’daki komiteye birçok Avrupa ülkesinden destek geldi, 1969 yılında Amerika’da yaşanan ayaklanmayla LGBTIQ+ grupları dünya çapında eylemler gerçekleştirmeye başladı. Londra, Berlin, Paris başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde de Onur Yürüyüşleri düzenlendi. 1993 yılında Dünya Sağlık Örgütü, eş cinselliği psikolojik bozukluklar kategorisinden çıkardı. Tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil cinsel bir yönelim olduğunu kabul etti [12]. 21. yüzyılda LGBTIQ+ hakları daha evrensel bir hâl almaya başladı. Avrupa’nın 18 kadar ülkesinde medeni haklar kapsamında evlilik gibi yasal haklara sahip oldular. Bu ülkelere karşı, yine bir Avrupa ülkesi olan Polonya, LGBTIQ+ gruplarını tanımayan, şiddetle karşı çıkan bir tutum gösteriyor.

Onur Ayı Nedir? Onur Ayı'nın Dünyadaki Tarihi
Lacivert renkli ülkelerde eş cinsel evlilikleri yasal. Mavi renkli ülkelerde sivil ortaklıklar yasal. Griye yakın mavi renkli olan ülkeler, birlikte yaşamaya hak tanıyor. Açık mavi ülkeler, yabancı eş cinsellerin evliliklerini tanıyor. Mor renkli ülkelerde, eş cinsel evlilik yasal değil. Ek olarak Rusya, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne de izin vermiyor.

Orta Doğu’da Onur Ayı

İsrail, Orta Doğu’nun LGBTIQ+ başkenti olarak tanınıyor. İsrail’deki ilk Onur Yürüyüşü protesto amacıyla 1979 yılında Rabin Meydanı’nda gerçekleşti. Erkek erkeğe cinsel ilişkinin suç olduğu İsrail 1988 yılında yasayı değiştirdi ve eş cinsellik suç olmaktan çıkarıldı [13]. İlk Tel Aviv Onur Yürüyüşü ise 1993 yılında başladı. Günümüzde, Tel Aviv her yıl haziran ayında binlerce kişinin katıldığı Onur Yürüyüşlerine ev sahipliği yapıyor. Onur ayı olarak kabul edilen haziran ayında çeşitli etkinlikler, festivaller ve konserler düzenleniyor. Lübnan’ın başkenti Beyrut ise Arap dünyasında Onur Yürüyüşü düzenleyen tek ülke.

Onur Ayı Nedir? Onur Ayı'nın Dünyadaki Tarihi

Beyrut’ta ilk yürüyüş 2017 yılında gerçekleşti. Burada gerçekleşen yürüyüşlerdeki amaç kutlamadan çok LGBTIQ+ topluluklarını yaşadığı toplumsal zorlukları görünür hâle getirmekti. 2018 yılında bu yürüyüşün organizasyonu yapan aktivist Hadi Darmien tutuklandı [14]. 2019 yılında toplumdan ve yönetimden gelen tepkilerden dolayı iptal edildi. İsrail’den farklı olarak LGBTIQ+ topluluğu yasalarla korunmuyor. Suudi Arabistan’da rızaya dayalı evlilik dışındaki cinsel ilişki, eş cinsellik, cinsiyet değiştirmek yasak. Suç olarak tanımlanmış bu gibi eylemlerin yasalarda ceza karşılığı var. Benzer şekilde Birleşik Arap Emirlikleri’nde de LGBTIQ+ topluluğuna hiçbir şekilde hak tanınmıyor.

LGBTIQ+ Hakları

LGBTIQ+ topluluğunun haklarının yok sayılmasını sadece belli dini inançlara sahip coğrafyalarla sınırlayamayız. Dünya’nın birçok yerinde çeşitli yaptırımlara, dışlanmalara veya cezalandırmalara maruz kalıyorlar. Japonya, Rusya, Sırbistan, Arabistan ya da başka ülkeler örnek olarak verilebilir. Bugüne geldiğimizde, eş cinselliğin bir tercih değil yönelim olduğunu, kişilerin inançlarıyla ilgili olmadığını ve LGBTIQ+ topluluklarını dünyanın her yerinde var olduklarını da biliyoruz. Düzenlenen Onur Yürüyüşleri bazen kutlama, bazen tepki, bazen etkinlik şeklinde olabiliyor. Bireylerin toplum içinde huzurla yaşamasının tek yolu saygıdan geçiyor. Dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan, başkalarının yaşam alanını ihlal etmeden, toplumsal huzura zarar vermeden yaşamak insan onuruna yakışacak en güzel davranışlardan birisidir. Dünyaya gelen her birey insani şartlarda, özgürce yaşama hakkına sahiptir. LGBTIQ+ hakları da insan haklarıdır. Herkesin kişisel sınırları koruyarak, başkasının yaşam alanına müdahale etmeden, bir başkasına zarar vermeden yaşaması sosyal bir varlık olan insanın huzurla yaşamasının yoludur.


[1] İnterseks birey tanımı, Uluslararası Af Örgütü’nün 2014 tarihli LGBTI Bireylere Yönelik Ayrımcılıkla Mücadeleye Yönelik İnsan Hakları Eğitimi Programı Eğitici El Kitabı’ndan alınmıştır.

Yoluyla
Başaran, Y. (2021, April 30). Onur Yürüyüşü. Feminist Bellek.Pietrus, A. (2021, Feb 25). THE RIGHT TO LOVE: A BRIEF HISTORY OF LGBTQ+ RIGHTS IN EUROPE. Thenewfederalist.Tahaoğlu, Ç. (2011, 6 Mayıs). LGBT’ler ODTÜ Yönetimini Protesto Ediyor. Bianet. Wallenfeldt, J. (2022, May 27). Why Is Pride Month Celebrated in June?. Encyclopedia Britannica.
Referanslar
[1] Gonzalez, N. (Invalid Date). How Did the Rainbow Flag Become a Symbol of LGBTQ Pride?. Encyclopedia Britannica. [2] Proclamation 7203—Gay and Lesbian Pride Month, 1999. (n.d.). Presidency. [3] Presidential Proclamation - LGBT Pride Month, (2009, June 01). Office of the Press Secretary.[4] President Obama Designates Stonewall National Monument, (2016, June 24). Office of the Press Secretary.[5] Drescher J. (2015). Out of DSM: Depathologizing Homosexuality. Behavioral sciences (Basel, Switzerland), 5(4), 565–575. [6] Onur Yürüyüşüne Gittik, (2012, July 30). Kaos GL.[7] LGBT’ler Bu Akşam Gezi Parkı’nda Çarka Çıkıyor!, (2013, May 31). Kaos GL.[8] Sibalis, M.D. (2001). Homosexuality in Modern France. (p.80). Oxford University Press.[9] Schröder C. (1986). Arthur Kronfeld (1886-1941)--Ein Psychiater im Dienste der Psychotherapie [Arthur Kronfeld (1886-1941)--a psychiatrist in the service of psychotherapy]. Psychiatrie, Neurologie, und medizinische Psychologie, 38(7), 411–418.[10] Worthen, M. (2015, September 9). Gerda Wegener. Biography. [11] GUIDELINES ON INTERNATIONAL PROTECTION: Gender-Related Persecution within the context of Article 1A(2) of the 1951 Convention and/or its 1967 Protocol relating to the Status of Refugees, (2002, May 7). UNHCR.[12] Vandevyer C. (1993). Homosexuals and AIDS: a new approach to the illness. Journal of homosexuality, 25(3), 319–327.[13] Gutkowski S. (2021) Secular feelings, settler feelings: the case of Palestine/Israel. Religion, State and Society 49:1, pages 41-60.[14] Lautissier, H. (2018, May 19) Beirut Pride's Hadi Damien Q&A: Lebanon's LGBT movement is 'growing.

Kübra Nur Canbay

1993 yılında Aydın'da doğdum. İlkokul eğitimimi İzmir'de, ortaokul, lise eğitimimi Antalya'da tamamladım. 2018'de Akdeniz Üniversitesi, Fen Fakültesi, Matematik Bölümünden mezun oldum. 2021 yılında Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Matematik Bölümünde yüksek lisansa başladım. Cebir ve Sayılar Teorisi alanında eğitimime devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu